Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates

Köşe Yazıları

“Umut hep olmalı” diyen Erdal Baykan’a hürmetle, muhabbetle

“İnsan tamamlanmamış bir metindir, öldüğünde tamamlanır” der bazı filozoflar. İslam’da da ölümle birlikte amel defteri kapanır ve insan nasıl yaşıyorsa öyle ölüyordur. Tabi insanın ölümünden sonra da devam eden ve kendi metnine hala Bir şeyler katmaya devam eden cari amelleri vardır. Tesirleri, hayırlı evlatları, kitapları, eserleri ve onu hayırla yad eden dostları. Onların şehadetleri, hayırlı kelamları kapanmış amel defterini nasıl […]

Köşe Yazıları

Mevlid-i şerifin idrakine hasret dünyamız

Ahir zamandır, kötü zamanlardır, insanın insana kurt olduğu, kıskandığı, zulmettiği, sömürdüğü, yediği bir dünyada yaşıyoruz. Ne zaman böyle olmadı ki? İnsanlık olarak trajedimiz bu değil mi? Dünyanın daha iyi ve daha kötü arasında salınıp gittiği bir sarkaç işliyor tarihte. Bu sarkaç insanlık tarihinin genelinde işlediği gibi bir toplumun kendi tarihi içinde de bir şahsın kendi […]

Genel Köşe Yazıları

Her gün defalarca bütün insanlığı öldürür gibi

Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir. Hem haksız yere insan öldürmenin korkunçluğu dolayısıyla hem de bir insanın potansiyel olarak sonraki nesillerinin önünü kesmek açısından da. Nihayetinde İnsanlık tarihinde işlenen ilk cinayette Kabil Habil’i öldürünce, sonraki zamanlarda insanlığın türeyebileceği iki kanaldan birini tamamen kurutmuş oldu. Ademoğlu bir nesil sonra Kabiloğlu haline geldi. Habil’in çocuklarına bu dünyada var olma şansı […]

Köşe Yazıları

“Kendi memleketini savunamayan kitle” demişken…

Geçtiğimiz hafta Prof. İlber Ortaylı’nın mültecilerle ilgili olarak sarfettiği sözler kolay geçiştirilebilecek türden değildi. Ortaylı’nın sözlerinin başka bir zaman ve zeminde aynı konuda söyledikleriyle taban tabana zıt olması, sadece Ortaylı’nın şahsının tutarsızlığı veya bağlama, ortama göre konuşabilen, nabza göre şerbet veren biri olması basitliğine de indirgenemez. Ortaylı’nın bu konuda ortaya koyduğu çelişki performansı tarih bilgisinin ve otoritesinin günümüz medya […]

Köşe Yazıları

Benim ülkem, kapanın elinde kalacak bir mülk müdür?

“Benim ülkem” son zamanlarda dillere iyice pelesenk olmuş bir deyim. Siyasete, iktidara, muhalefete, başkasına (trend deyimle öteki’ne) yönelik bütün olumsuz duygularımızı ifade ederken sarıldığımız bir silah. Bizi rahatsız eden, uykumuzu kaçıran, irrite eden her durum karşısında sarıldığımız bir kucak. Beğenmediğimiz her durumda yazıklandığımız, hayıflandığımız veya çemkirdiğimiz bir kelime: benim ülkem. Tabii bu durumda başına bir […]

Köşe Yazıları

Kurt olsa yapmayacağı taksimler ve Müslümanların rolü

Geçtiğimiz günlerde ekranlara, belki de gazete sayfalarına düşen bir haber: “Dünyanın en zengin % 1’i dünya gelirinin % 45 ‘ini alıyormuş. Dünyanın % 99 ise kalan % 55 ‘i alıyor.” Çok özgün, kimsenin bilmediği bir bilgi vermeyen haberlerden, yani bir tür malumu ilam haberlerden. O yüzden kaynağını vermeyi gerekli görmüyorum. Bu tür haberler sıkça başka rakamlarla, başka […]

Köşe Yazıları

Irkçılığı kışkırtmak mı ırkçılığın temsili mi?

Giderek Türkiye için en ciddi terör tehdidinden daha da ağır bir tehdit haline gelmiş bir ırkçılık ve yabancı düşmanlığı sorunumuz var. Bu tehdidin afaki bir değerlendirmeye dayanmadığını görmek için sadece birkaç hadisenin medyaya yansımasının sonucunda bütün dünyada Türkiye algısının nasıl etkilendiğine bakmak yeter de artar. Bu algı değişimi Türkiye’yi özellikle Körfez’den gelen turizmi ve yatırımları […]

Köşe Yazıları

Türkiye’ye karşı bu operasyonun bir bedeli var!

Türkiye geçtiğimiz hafta zemini ve toplumsal tabanı yıllardır ilmek ilmek hazırlanmakta olan büyük bir operasyona Kayseri’den başlayarak maruz kaldı. Kayseri’de başlayan operasyonda üretilen görüntülerin Suriye’nin Kuzeyinde, Türkiye’nin kontrolü altında bulunan bölgelerde tam aksi bir provokasyonu harekete geçirmesi aslında olayın kaçınılmaz sonucu gibi görünebilir, ama Kayseri’deki olayın da kendiliğinden, kaçınılmaz bir sosyal patlama olduğu kabul edilirse… […]

Köşe Yazıları

Kuveyt’ten Kayseri’ye bir yol

Türkiye-Kuveyt arasındaki tarihi ve güncel ilişkiler, Osmanlı tarihi ve bölgeyi ilgilendiren hususlarda bir dizi konferansa, Divaniyeye katılmak üzere Kuveyt’teyim. Kuveyt’teki Divaniye geleneğine daha önce değinmiştim. Kesinlikle sosyolojik olarak incelenmeyi ve kamusal alanın olabildiğince geleneksel, organik bir boyutu olarak üzerinde durulmayı hak eden oldukça köklü bir toplumsal kurum. Katılabildiğimiz bütün Divaniyelerde tabii ki Türkiye’ye büyük bir ilgi […]

Köşe Yazıları

Kurbanı murdar eden sırlar

Kurban, insanlık tarihinde dinlerin neredeyse hepsinde ortak bir ritüel, bir tarihsel anlatı ve bu anlatıdan günümüze aktarılan bir temsil olarak göze çarpar. Ancak dinlerin hepsinde ortak olması dinlerin hepsinde aynı şekilde anlaşıldığı anlamına gelmiyor. Denilebilir ki, kurban ritüelinin şekillenişi, ritüelin gerçekleştirimindeki temsil, anlatımındaki bütün detaylar aynı zamanda dinlerin nasıl farklılaştığını da gösterir. Kurban’ı kızgın ve […]