Köşe Yazıları

Aksa Tufanı kaç yıl sürecek?

Aksa Tufanı üzerinden bir yıl geçti. Tarihin en yoğun ve en uzun hissedildiği, dakikaların aydan farksız olduğu, yaşanan her an içinde insanlığın diplere vurduğu, belki direniş cephesinden yansıyan sahnelerde de insanlığa dair bütün umutların aynı şekilde canlandığı koca bir yıl. Elbette Gazze’de vahşi soykırım zulmüne maruz kalan Gazzeliler için çok daha uzun hissedilmiş bir yıl. […]

Köşe Yazıları

İsrail tehdidine karşı birlik zarureti: Kiminle, nasıl?

Lübnan’ı işgal girişimiyle birlikte yeni bir aşamaya geçmiş olan İsrail’in gözü dönmüş bir saldırganlıkla giriştiği eylemler giderek kendisi açısından da durulması zor bir hız almış durumda. Hani derler ya, istese de bu saatten sonra kendi kendine duramaz. Kendi kontrolünü kaybetmiş durumda ve durması termodinamik kurallarının işletilmesini gerektiriyor, yani dışarıdan bir kuvvet uygulanması gerekiyor artık. Sahip olduğu […]

Köşe Yazıları

“Umut hep olmalı” diyen Erdal Baykan’a hürmetle, muhabbetle

“İnsan tamamlanmamış bir metindir, öldüğünde tamamlanır” der bazı filozoflar. İslam’da da ölümle birlikte amel defteri kapanır ve insan nasıl yaşıyorsa öyle ölüyordur. Tabi insanın ölümünden sonra da devam eden ve kendi metnine hala Bir şeyler katmaya devam eden cari amelleri vardır. Tesirleri, hayırlı evlatları, kitapları, eserleri ve onu hayırla yad eden dostları. Onların şehadetleri, hayırlı kelamları kapanmış amel defterini nasıl […]

Köşe Yazıları

Filistin için yeni intifada alanı: BM Genel Kurulu

İsrail’in ABD’den aldığı sınırsız destekle şımarıkça ve hiçbir sınır tanımadan yürüttüğü vahşi soykırım bir yılını doldurmak üzere. Bu bir yıllık süre içinde İsrail ABD ve Avrupa’daki sınırsız ve bölgedeki suskun destekçilerinden aldığı cesaretle katliamlarına devam ederken bu sınırsız desteğin ve suskunluğun sonuna kadar devam edeceğine fazla güvendi. Oysa dünyada hiçbir şey sonsuz değil ve ABD’nin […]

Köşe Yazıları

Lübnan’dan sonra nereye?

Soykırımcı İsrail’in Hizbullah’ın tehditlerini bahane ederek Lübnan’a doğru genişlettiği saldırganlığının artık nerede duracağını soruyor herkes ve tabii ki bunu kimin durduracağını. Arkadaşımız Mehmet Şeker İsrail’i tasmasız pitbull olarak nitelemiş. Keşke bu kadarla kalabilseydi, onun bir tasması var aslında ve bu tasması ABD tarafından, onun çıkarları doğrultusunda gevşetilmiş durumda. Yani tasmasız olan İsrail değil, onun tasmasını tutan eller. Şimdi Hizbullah’ı bahane […]

Köşe Yazıları

Gazze’ye saplanan İsrail Lübnan’dan mı çıkış yolu arıyor?

İsrail’in, Hizbullah üyelerinin kullandığı binlerce çağrı cihazına yönelik aynı anda düzenlediği suikastı nasıl okumamız lazım? 7 Ekim’de başlayan Aksa Tufanı ile yerle bir olan MOSSAD efsanesinin muhteşem geri dönüşü olarak mı? Yoksa onca yıldır bölgede İsrail’e karşı kendini simetrik olarak en büyük direnişçi veya kurtarıcı büyük güç olarak lanse etmeyi başarmış olan Hizbullah efsanesinin trajik çöküşü olarak mı? Bir […]

Köşe Yazıları

Düşünülemez, düşünülmesi teklif dahi edilemez

Yeni Anayasa tartışmaları mutat olduğu gibi gelip Anayasanın ilk maddelerinin değişip değişmemesi meselesine dayandı. Aslında darbeciler tarafından yapılıp bu topluma dayatıldığı günden beri defalarca değiştirilmesi gündeme geldi, tamamen veya kısmen. Birçok maddesi değişik vesilelerle değişti. En kapsamlı ilk değişiklik diyebiliriz ki tam da onu bize dayatmış olan darbenin 30. yıldönümü gününde 12 Eylül 2010 yılındaki […]

Köşe Yazıları

Mevlid-i şerifin idrakine hasret dünyamız

Ahir zamandır, kötü zamanlardır, insanın insana kurt olduğu, kıskandığı, zulmettiği, sömürdüğü, yediği bir dünyada yaşıyoruz. Ne zaman böyle olmadı ki? İnsanlık olarak trajedimiz bu değil mi? Dünyanın daha iyi ve daha kötü arasında salınıp gittiği bir sarkaç işliyor tarihte. Bu sarkaç insanlık tarihinin genelinde işlediği gibi bir toplumun kendi tarihi içinde de bir şahsın kendi […]

Genel Köşe Yazıları

Her gün defalarca bütün insanlığı öldürür gibi

Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir. Hem haksız yere insan öldürmenin korkunçluğu dolayısıyla hem de bir insanın potansiyel olarak sonraki nesillerinin önünü kesmek açısından da. Nihayetinde İnsanlık tarihinde işlenen ilk cinayette Kabil Habil’i öldürünce, sonraki zamanlarda insanlığın türeyebileceği iki kanaldan birini tamamen kurutmuş oldu. Ademoğlu bir nesil sonra Kabiloğlu haline geldi. Habil’in çocuklarına bu dünyada var olma şansı […]

Köşe Yazıları

Eymen Nur’dan MBZ’e açık mektup: BAE Zayedlere layık bir politikaya ne zaman dönecek?

İslam dünyası diye bir gerçekliğin varlığı bugün Gazze halkına yönelik Siyonist saldırganlık karşısında sergilenen etkisizlik dolayısıyla haklı olarak sürekli tartışma konusu oluyor. 2 milyara yaklaşan bir nüfusa sahip İslam dünyasının maruz kaldığı böylesine ağır aşağılayıcı ve yok sayıcı saldırganlık karşısında İslam dünyası adına hareket etmesi beklenebilecek hatırı sayılır bir gücü ve etkinliği olan aktörlerin de […]