Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates

Köşe Yazıları

Yere inen üniversite mi, idealdeki üniversite mi?

Türkiye’de 21 yılda yaşanan aşırı hızlı üniversiteleşmenin bir görünümü veya sonucu da her ile en az bir üniversitenin kurulmuş olmasıdır. Birçok ilde üniversite sayısı birden fazla olmuş, birçok üniversite neredeyse salt üniversite şehirleri haline gelmiştir. Başlı başına bu durum son 22 yıl içinde yaşadığımız sosyolojik dönüşümün çok önemli bir boyutunu oluşturuyor. Çünkü üniversitenin kurulması bir şehrin bütün […]

Genel Köşe Yazıları

Hızlı üniversiteleşmenin sosyolojik bağlamı

Türkiye’de üniversiteleşme konusunda çok kısa zamanda kat edilen mesafeyi “aşırı hız” ile niteledik. Bu hız onu hiç beklenmeyen bir süre içinde bu alanda onu bütün dünya ülkeleri arasında birinci sıraya yerleştirdi. En fazla üniversitesi olan değilse bile nüfusa oranla en fazla üniversite öğrencisi olan bir ülke Türkiye. Dünyada hizmet sektörünün giderek tarım ve sanayi sektörlerine oranla daha […]

Köşe Yazıları

Neyin telaşında, neyin endişesindeyiz?

Türkiye’de özellikle din, milliyetçilik, vatan gibi kavramlar etrafında tartışmanın kolaylıkla başkalarını ihanetle, sapkınlıkla, hatta dini tahrip etmekle suçlanması kabul edelim ki herhangi bir konuda derinlemesine bir tartışmanın yürütülmesine engel oluyor. Bir fikir ileri sürenin bunu sadece bir fikir olarak, bir düşünce olarak ileri sürmeyeceği, mutlaka ardında başka bir kötü niyet olacağı düşüncesi hemen her kesim tarafından […]

Genel

Hiç mi sevmediniz?

İnsan sevgisi, hümanizm, barış, kardeşlik gibi laflar o kadar çok işportacı hoşgörü edebiyatına konu oluyor ki, bir süre sonra bu laflar içi boş, hiçbir anlam ifade etmeyen, hatta telaffuz edenin ardında taşıdığı başka niyetleri ele veren işaretlere dönüşüyor. Hoşgörü edebiyatını yapanların yeri geldiğinde dünyanın en bağnaz, en dışlayıcı, en acımasız haysiyet cellatlarına dönüştüğüne az şahit […]

Köşe Yazıları

Hafıza-i beşer bugün başka şeylerle malul

İnsan hafızası, kolektif hafıza gerçekten çok ilginç bir şey. İnsanların kitlesel halde bir şeyleri hatırladığı ve yine kitlesel halde bir şeyleri hatırlayıp onun üzerine bir aşırı sevgi veya bir aşırı nefret ve öfke kurmaları çok da uzak bir ihtimal değildir. Kolay veya zor demedim dikkat ederseniz, çünkü durduk yerde hiç olmayan bir şey üzerinden böyle […]

Köşe Yazıları

Esad’ın hak ettiği dil

Türkiye’nin son zamanlarda özellikle yıllardır sorunlu olduğu ülkelerle giriştiği yeni açılım, normalleşme veya yakınlaşma politikaları, özellikle bölgesel barış, istikrar, güvenlik ve gelişimi için duyduğu endişelerin, iyiniyetli yaklaşımının bir yansıması. Bölgede uzun süre çözülemeyen sorunların birer düğüme dönüşmesi karşısında İskender kılıcı bile her zaman bir çözüm oluşturamıyor. Düğümler kılıçların ulaşamadığı ve kesemediği şekillere bürünmüş vaziyetteyse başka politikalar […]

Köşe Yazıları

Batı’yı taklit zemininde bir ulusalcılık iddiası

Türkiye’nin ulusallaşma sürecinin aynı zamanda abartılı bir “Batılılaşma” hareketiyle birlikte gerçekleşmiş olduğunun çoğu kez gözardı edildiğini söylemiştik. Türkiye’de kendilerini ulusalcı, milliyetçi diyen birilerinin dayandıkları tarih içinde “kurtuluş” her ne kadar İngiliz-Fransız, İtalya ve Yunanistan işgalinden “kurtuluş’ olarak görülüyorsa da bu kurtuluşun bir sonraki safhasında neden o savaşılan düşmana benzemeye özendiren bir ideolojinin benimsendiğini ve bu ideoloji […]

Genel

Türkiye’de kim başarıyor, kim övünüyor?

Türkiye’de son yirmi yıldır sanayi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler çok bariz meyvelerini veriyor. Barizliği, yersiz, temelsiz, boş bir gurur ve övünme söyleminden ibaret olmanın ötesinde, doğrudan rakamlara yansımasından geliyor. Allah için, hiç de yabancısı olduğumuz, bıkkınlık getiren bir tarafı var boş övünmenin. Yıllarca ülke için bir çivi çakmayan, taş üstüne taş koymayan, koyamayan, bu […]

Köşe Yazıları

Batılılaşayım derken daha da Doğululaşmak Kendisiyle kavgadan kurtulamamak

Bir insanın içindeki hakikati uyandırmak uzun, adım adı, mantıklı bir akıl yürütmenin sonucunda oluşur. Ama yine içindeki cahiliyeyi uyandırmak için hemen yanındaki birinin ayartması, sonra bunun diğerindekini dürtmesi yetiyor. Bazen insanların cahilce fikirler üzerinde bir güruh halinde ittifak edip sevk edilebilmeleri, aklıyla, vicdanıyla hareket edebilmesini daha çok yakıştırdığımız insana musallat olan en büyük düşüklük. Azıcık […]

Köşe Yazıları

Tarihten, malul hafızamızda kalan

Tarih her an yeniden yazılır, yeniden kurulur. Tarih çok nadiren geçmişte olanların bizimle alakası olmaksızın olduğu gibi bugüne taşınması meselesidir. Her zaman bizimle “alakalı/ilgili” bir bilgiyi bugüne getiririz. Bizimle alakası ise, bizim çıkarımızla, bugünkü olaylardaki duruşumuzla, aldığımız pozisyonlarla, çatışmalarımızla ilgilidir. Tarih yazmak o yüzden tarih yapmak kadar önemli, hatta ondan bile daha önemlidir. Bilhassa devlet kuranlar, […]