Köşe Yazıları

Biraz sosyolojiyle, “gerçeğin çölüne hoş geldiniz!”

Sandıklardan çıkan seçim sonuçları bir toplumun mevcut durumunu anlamak, hakkında sosyolojik çözümlemeler yapmak için en güçlü verileri de ortaya koyar aslında. Seçim sandıklarından bu sonuçlar çıkmadan önce, onları öngörmenin değişik yolları vardır tabi. Biri halkla, halkın bütün kesimleriyle birebir ilişki kurarak, temas ederek, tek taraflı konuşma yapmaktan ziyade anlardan dinleyerek, kulak vererek duyarak anlamaya çalışmak. Bunu gerçekten […]

Köşe Yazıları

Toplumu ve Erdoğan gerçeğini anlamak isteyenler için yeni bir fırsat

Türkiye’yi daha gerçek mecralardan, sahici sosyal ortamlardan, yani sahadan takip edenler açısından hiç de bir sürpriz barındırmayan bir seçim yaşadık. Belli başlı anket firmalarının yansıttıkları bütün rakamlara rağmen sahada çok daha farklı bir havanın teneffüs ediliyor olduğunu görüyorduk. Haberlerini artık gözü kulağı başkalarına kapalı, sadece Erdoğan’ın muhaliflerinden alanlara bakıldığında bu seçim çoktan Kılıçdaroğlu lehine bitmişti […]

Köşe Yazıları

Adam yine kazandı

Demek ki neymiş? Türkiye’yi hiçbir gerçek kişiliği olmayan trollerin yecüc mecüc sürüsü gibi doldurduğu sosyal medya ortamlarından, gerçeği sahadan ziyade temennilerinden ve siparişlerinden dolduran anketlerden, ortalıkta sesi çok çıktığı için bütün sesleri bastıran cazgırların gürültülerinden anlayamazsınız. Bütün bu mecraların anlattığı Türkiye başka, en gerçek anket sonuçlarının yansıdığı seçim sandıklarının anlattığı Türkiye bambaşka. Bu yazıyı yazmaya […]

Araştırma Konuları

Seçim öncesi, son mülahazalar, hayırlısıyla…

Büyük gün geldi çattı. Demokrasinin festivali gibi yaşanan yoğun bir seçim kampanyasının ardından herkes söyleyeceğini fazla fazla söyledi. Kimsenin eteğinde atılmamış hiçbir taş kalmadı. Taşların hepsi karşı tarafa atıldı. Sözlerin önemli bir kısmı ortadaki vatandaşı, seçmeni ikna etmek için söylendi. Seçmenin bir kısmı kararını çoktan vermiş durumda. Tereddüt edecek hiçbir şey görmüyordur. Ona göre her […]

Köşe Yazıları

Bir de utanmadan “demokrasi” demiyorlar mı?

Türkiye’nin seçimleri sadece Türkiye’yi ilgilendirmiyor, sonuçlarından dünyanın birçok merkezi etkileniyor olacak. Dolayısıyla bu merkezlerin de Türkiye’nin seçimleriyle ilgileniyor olması beklenmeyen bir şey değil. ABD, Fransa, Almanya veya İngiltere’de cereyan eden seçimlerde bizim de bazı temennilerimiz olabiliyor ve Türkiye’ye daha dost veya daha az düşman tarafların kazanmasını isteyebiliyoruz biz de. Ama bu bizim o ülkenin seçimlerine, […]

Köşe Yazıları

Siyasetin lisan-ı hâli, okuyabilene…

14 Mayıs seçimleri için uygulanan kampanyalarında Erdoğan, kazandığı takdirde yapacaklarını hâlihazırda yapmakta olduklarını fiilen açarak, açıklayarak çok farklı bir yol deniyor. Bununla yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı demenin de ötesine geçiyor. Bizatihi içinde bulunduğumuz sürecin Türkiye’nin geri dönemeyeceği bir yol olduğu algısını da kendiliğinden üretiyor bu lisan-ı hal. Aslında son seçimden bu yana geçen zamanların hepsine yayılmış bu türden açılışlar, […]

Köşe Yazıları

“Erdoğan’dan kurtulma” söyleminin ardındaki nefret dili

Önümüzdeki seçimlerin öneminin abartılması hususunda tarafların ortaya koyduğu performans seçimlere özgü rekabet dilinin tabiatından. Siyasi rekabette bu performans yarışı da önemli bir işlevi yerine getirir. Neticede herkes kendi siyasi pozisyonunu insanlara anlatmak için bir yol bulmaya çalışır. Garip olan bu konuda sergilenen yaklaşımların fazla yadırganması aslında. Yoksa 20 yıllık iktidar süresinde AK Parti’nin ülkede yol açtığı […]