Prof. Dr. Yasin AKTAY

Twitter”ın masumiyeti ve Erdoğan”ın diktatör olma ihtimalini sevmek

Türkiye tarafından Twitter”a uygulanan erişim kısıtlamasının özeti Türkiye”ye kafa tutan, Türkiye”yi aşağılama küstahlığını sergileyen bir oryantalist kibre karşı sergilenen olağan bir tepkiden başka bir şey değil. Bir kaç yıllık tarihine bakıldığında twitter.inc şirketi ABD, Kanada, ve diğer bütün Avrupa ülkelerinin hepsiyle paşa paşa kurmuş olduğu ve sürdürmekte olduğu ilişki tarzını ve kurallarını Türkiye ile kurmaya yanaşmadığı anlaşılıyor hemen.

Twitter bütün bu ülkelerin kanun ve kurallarını, hassasiyetlerini tanıyor ve ona uygun olarak bu ülkelerden gelen talepler üzerine bazı hesapları dondurabiliyor, linkleri kaldırabiliyor. Bunu yaparken şimdiye kadar hiç ifade özgürlüğünü hatırlamamış, çünkü öne sürülen hassasiyetler, ifade özgürlüğünden daha önemli. Özellikle kişilik haklarının, özel hayatın gizliliğinin ihlali, mülkiyet hakları, terör, nefret suçları, çocuk pornosu ve ülkesine göre değerlendirilebilen başka hassasiyetler, ifade özgürlüğü değerinin önüne geçebiliyor.

Ama Türkiye”den gelen mahkeme kararlarını şimdiye kadar tanımamış ve bu haliyle Türkiye içinde istediği gibi yayın yapabilmiş. Türkiye Ocak ayından bu yana vatandaşlardan gelen istekler üzerine alınmış yüzlerce mahkeme kararına dayanarak bazı taleplerde bulunmuş.

Yansıtılmaya çalışıldığı gibi bu talepler hükümetin muhaliflerini susturmaya dönük talepler değil. Aksine vatandaşın kendi özel hayatının gizliliğini, kişilik haklarını ihlal gibi durumları şikayet üzerine alınmış kararlar. Yani bütün bu talepler twitter”ın ABD, Kanada ve Avrupa ülkeleriyle rahatlıkla yürüttüğü türden ilişkiler. Ama Twitter Türkiye”den aynı yönde gelen talepleri karşılamamakta ısrar ediyor, çünkü belli ki, Türkiye”yi ciddiye almıyor.

Twitter”ın Türkiye”yi ciddiye almıyor olmasına karşı, ona bir şekilde haddinin bildirilmesi de bize düşer elbet.

Ancak twitter”ın Türkiye”ye karşı bu cüretkarlığı sürdürebiliyor olmasının ayrı bir arkaplanı vardır. O, Türkiye”nin eskisi gibi bir aşağılık kompleksi içinde başına geleceklerden çekinerek böyle bir çıkış yapamayacağını varsayıyor. Türkiye ile kurdukları zımni ilişki kendilerine müthiş bir tolerans ve iktidar alanı oluşturmuş bulunuyor. Bu tolerans ve iktidar alanı ifade özgürlüğü değerinin istismarı ve suiistimali yoluyla yönetiliyor.

Bu konuda, Türkiye”nin içindeki dostlarına da güveniyor belli ki. Oryantalizmi içselleştirmiş, kendilerine mal etmiş yerlilere yani. Onlar nasıl olsa Erdoğan”ın diktatör olma ihtimalini daha fazla seviyorlar. Türlü medya ortamlarında o Erdoğan”a diktatör demekten de, ağızlarına geleni söylemekten de geri durmuyorlar ama yine de ondan diktatörce bir tutum göremediler bir türlü.

Türkiye”nin Twitter için aldığı karar aslında basitçe kendi vatandaşını korumaktan, kendi vatandaşının dünyadaki saygınlığını artırmaktan başka bir amaca matuf değil. Ama bu vatandaşların bir kısmı Erdoğan diktatör yazılacaksa böyle bir itibar beklentisini bile gözden çıkarabiliyorlar. Twitter”ın Türkiye”ye karşı küstahça yürüttüğü bu direnişe karşı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bu duyarlılığı sergilemesi ve hükümetin ortaya koyduğu tepkiyi desteklemesi beklenir. Ama hükümetin bu olağan ve haklı tepkisini bile başbakanın diktatörlüğü, otoriterliği, sansürcülüğüne dair iddiaları için bir fırsat olarak değerlendirmeyi tercih ettiler.

Twitter”ın ait olduğu dünyanın oryantalizmi her halde anlaşılabilir bir şey, ama bizimkilerin bu oryantalizmi günlük siyasi hesaplar ve duygular uğruna bu kadar kolay içselleştirebiliyor olması her bakımdan manidar.

Başbakanlık Kamu Diplomasisinin konuyla ilgili bilgi notu farklı ülkelerdeki uygulamalara dair önemli ayrıntılar içeriyor.

Twitter erişiminin engellenmesine yönelik dünya uygulamaları

• 2013 yılında Twitter”in kendisine gelen hesap bilgi taleplerini içeren ve 1 Temmuz ve 31 Aralık 2013 tarihlerini kapsayan Şeffaflık Raporuna göre, hükümetlerden ve telif sahiplerinden gelen bilgi taleplerinde dikkat çekici bir artış olmuş. Raporda Twitter”a gelen talepler üç ana kategoride incelenmektedir: Hükümetlerin ”hesap bilgi talepleri”; hükümetlerin içeriklere yönelik ”kaldırma talepleri” ve telif kararları.

• Hükümetlerden gelen bilgi taleplerinde ABD, toplam taleplerin yüzde 59”una sahip ülke olarak ilk sırada yer almaktadır. Bunu tüm taleplerin yüzde 15”iyle Japonya ve yüzde 4”üyle Fransa ve Birleşik Krallık takip etmektedir. İncelenen toplam 1.410 talebin arasında Türkiye”den gidenlerin sayısı yüzde 10”dan küçüktür.

• Twitter”ın yaygınlaşması ve paylaşımların artmasıyla birlikte telif hakları konusunda şirkete gelen taleplerin arttığı da raporda göze çarpmaktadır. Bir önceki döneme göre yüzde 16 oranında artan kaldırma kararları, toplam 12 bin 243 hesabı etkilemiştir. Bunun karşılığında 26 bin 506 tweet silinmiş ve 5 bin 847 tane medya içeriği kaldırılmıştır.

• Twitter”ın raporuna göre taleplerin en sık geldiği ülke ABD”dir. ABD”den gelen 948 hesap ile ilgili tam 679 talep geldi. Bu taleplerin yüzde 75”i karşılanmıştır.

• Almanya: Ekim 2013”de Twitter, Alman Hükümetinin talebi üzerine Neo-Nazi hesaplarını engellemiştir.

• Fransa: Twitter, 19 Ekim 2012”de Yahudi aleyhtarı ve ırkçı tweet”leri siteden kaldırmıştır.

• İngiltere: 2011 yılında çıkan ayaklanmalar sırasında İngiltere Başbakanı David Cameron, ayaklanmalar sırasında provokatif içeriklerin paylaşılmasına engellemek amacıyla Twitter”a erişim yasağı getirebileceğini ifade etmiştir.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: