Prof. Dr. Yasin AKTAY

TOKİ”nin kentsel dönüşüm için yöntem arayışı

Türkiye”nin Kentsel dönüşüm uygulamaları son zamanlarda kentleşme ile ilgili gelişmelerin en önemli konularından veya sorun alanlarından biri. Bu uygulamaların genellikle merkezi yönetimin tek taraflı kararlarıyla yapıldığı ve bu uygulamaların doğrudan veya dolaylı etkilediği taraflarla yeterli diyalogu içermiyor olduğu en fazla dile getirilen eleştirilerden. Oysa doğrudan siyaset kavramıyla ilişkili olan kentteki bu hayati uygulamaların siyasal katılımı tamamen dışladığı bir çerçeve, doğrusu demokrasi adına ciddi bir sorun alanıdır.

Ancak bir gerçek daha var ki, kentlerin belli bir dönemden itibaren beraberinde getirip biriktirdiği sorunlar acil neşter atmayı gerektiriyor. Kentlerdeki konut kalitesi ve şehir planlaması son derece kötü ve bu kalitesizlik geçmişte de yine merkezi yönetimlerin ya tek taraflı uygulamaları veya ihmallerinin sonucu olmuş. Bugün kentle ilgili her türlü sorunu üreten çarpıklıkları gidermenin aciliyeti ise farklı bir yanlışa yöneltebiliyor. Acil konut ihtiyacı, konutu seri-standart üretimin bir konusu haline getirdikçe yaşam alanlarına, dolayısıyla kültüre dönük dönüştürücü bir etki yapıyor.

Bu etkiler, kuşkusuz sosyolojik çalışmalar için de çok geniş bir alan açıyor. Bunun Türkiye”ye özgü modernleşmenin geçmişinden tevarüs eden bir sorun olduğu açık, ancak modernleşmenin yeni safhalarında yeni bir yol ve tarz arayışına girmek için vakit bir hayli ilerlemiş durumda.

Kentsel dönüşüm kapsamında son zamanlarda bilhassa TOKİ tarafından yürütülen çalışmalar, birçok yerde şehirlerin silüetini değiştiriyor. Burada daha önce de bahsettiğimiz, Anadolu şehirlerinin son zamanlardaki görünür gelişiminde TOKİ”nin çok önemli bir aktör olarak rol aldığını görüyoruz. Hem kentsel dönüşüm uygulamalarıyla hem de acil konut ihtiyacını karşılamakta TOKİ”nin Türkiye adına özgün bir model ve marka oluşturduğu bir gerçek.

TOKİ, on yıl içinde 500.000 konut üretmekle kalmamış, bu üretimi aynı zamanda özel sektörün konut üretiminin de önünü açmış durumda. Bu konut üretme koşulları sayesinde görece çok daha kolay ev sahibi olabilen alt gelir gruplarından orta sınıflaşmaya doğru önemli bir sosyolojik gelişimin kaydedildiği rahatlıkla söylenebilir. On yıl içinde kaydedilen ekonomik gelişim ve toplumsal refahın belli bir seviyeye ulaşmasında TOKİ çalışmalarının çok önemli bir payı var. Toplumsal refahın en önemli endekslerinden biri konuttur çünkü.

Ne var ki, başta da dediğimiz gibi, TOKİ”nin birinci 500 bin konut üretim döneminde en fazla karşılaştığı eleştirilerden biri bilhassa kentsel dönüşüm uygulamalarında yerel halkla ve ilgili meslek unsurlarıya bir diyalog kurmamış olması. Bu yüzden üretilen konut tipi tamamen seri ve tek-tip olmuş. Bunun hem içinde yaşayan insanların kültürel ve sosyal özelliklerini yok sayan standart bir hayatı dayattığı hem de mimari hiçbir yaratıcılık içermeyen dikey yapılaşmalarla kentsel estetiğe hiçbir katkı yapmadığı söyleniyor.

TOKİ yöneticileri belirledikleri ikinci 500 bin konut hedefi içinse bu eleştirileri dikkate aldıklarını ve bundan sonra yapacakları uygulama alanlarındaki bütün unsurlarla maksimum diyalog içinde alanın coğrafi, iklimsel, ve kültürel koşullarını gözeterek çalışmak istediklerini söylüyor. Böylece her uygulama bölgesi için farklı bir mimarinin geliştirilmesi ve sonuçta kentsel dönüşüm veya planlamanın yerel katılımı da alabildiğine içerecek şekilde geliştirilmesi hedefleniyor.

Bu doğrultuda ilk çalışma örneği Mersin”de bazı mahallelerde yapılması düşünülen bir kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde yapılıyor. Geçtiğimiz hafta içinde Mersin”de bu amaçla “Türkiye”de Kentsel Dönüşüm Projelerinin Sağlıklı Yürütülmesi için Yöntem Arayışı” başlığı altında bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, Mersin”de uygulanacak olan kentsel dönüşüm çalışması için TOKİ”nin hazırladığı bir model kesin ve tamamlanmış bir proje olarak değil, bir öneri olarak sunuldu. Bu proje önerisinin yerel halktan gelebilecek eleştirilere göre revize edilebileceği ifade edildi.

Çalıştaya bilhassa Mersinli ve uygulama bölgesinden (Çay, Çilek ve Özgürlük mahallelerinden) katılanların sorun ifadeleri ve çözüm önerileri tek tek kayıt altına alınarak proje için revizyon teklifi formatına dönüştürüldü. Doğrusu çalışma TOKİ”nin bundan sonraki uygulamaları için son derece ümit verici bir yaklaşımın işareti. Kentsel dönüşüm şart, ama bunun bir de yukarıdan dayatma yerine diyalog içinde gerçekleşmesi, ikinci dönem TOKİ uygulamalarından beklenen bir gelişmeydi.

Bu bölgelerdeki kentsel dönüşüme karşı direnen bazı örgütler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin şiddetli bir muhalefeti hatta direnişi var. TOKİ, bu kuruluş temsilcilerini aradan çıkararak doğrudan halka dönük bir anket düzenletti. Bu ankette, ilginç bir biçimde mahalle sakinlerinin TOKİ öncülüğündeki bir kentsel dönüşüme yüzde seksene yakın bir seviyede istekli oldukları görüldü.

Ancak mahalle sakinleri adına öne çıkıp konuşanlar halktaki bu isteği demokratik özerklik adına bastırmaya, kamufle etmeye ve bloke etmeye çalışıyor. Bu baskılar sonucunda TOKİ”nin düzenlediği çalıştaya mahalleden davet edilen ve başta büyük bir hevesle geleceğini bildirmiş birçok kişi son anda gelmekten vazgeçmiş.

Bu yüzden çalıştay onların görüşlerinin değerlendirilemediği bir ortamda cereyan etmiş oldu. Aynı şekilde TOKİ”yi tam da halkı veya kendilerini dikkate almamakla suçlayan mühendis ve mimarlar odasından temsilcilerin de davet edildikleri halde böyle bir toplantıya katılmaması ayrıca dikkat çekti.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: