Prof. Dr. Yasin AKTAY

Terörle kalkan İsrail”in yanlış hesabı

İsrail”in Hamas”a ait Kassam Tugaylarının komutanını hedefleyen terör saldırısı, ardından Gazze”nin tamamını hedefleyen saldırıları bölgede epey zamandır pusuya yatmış gibi görünen İsrail”in sahneye kendine yakışan bir şekilde dönüşünü gösteriyor. İsrail”e bölgede iki yıldır yaşanmakta olan şanlı devrim süreçlerini desteklemek, oradan kendine bir barış zemini araması yakışmazdı tabi. Bazı aklıevveller bu süreçlerin bile arkasında bir şekilde İsrail”in derin hesaplarının var olduğunu vehmetse de, bu vehim, siyonizme atfedilen bu derin aklın, o ırkçı kibir ve şımarık müstağniliğin yanısıra nasıl varolabileceğini izah edemez.

Netanyahu hükümetinin yaklaşan seçimler dolayısıyla böyle bir maceraya girişmesi kuvvetle muhtemel. İsrail aklı bu kadardır. Ona atfedilen en derin komplonun işleyeceği yer buraya kadardır. Sahip olduğu maddi imkanlar ve fitne-fücur kapasitesi onun hiç boş durmayacağını gösterir ama bu şımarıklık ve kibir, tamahkarlık ve korku en derin aklı bile sığlaştırır.

Gazze”ye düzenlediği terör saldırısına karşı Hamas”ın giriştiği misilleme sonucunda üç vatandaşının ölümü yapılan bütün hesapları altüst edebilir. İsrail halkı ne yazık ki, kendi çevresinde olup bitenlere karşı alabildiğine duyarsız. Çevrede yüzbinlerce insan kendi devletinin haksız ve saldırgan tutumları yüzünden ölse bile umursamıyor. Umursadığı tek şey kendi canı olduğu için Netenyahu”nun giriştiği bu macera İsrail vatandaşlarından sadece bir kaç kişinin hayatına mal olsa bile iktidardan desteğini çekmeye hazırdır. O yüzden Hamas”ın karşı saldırıları daha şimdiden bütün hesapları altüst etmiş görünüyor. Bu saldırganlığın Netanyahu”ya hiç bir getirisi olmayabilir.

Hiç bir risk içermiyorsa, dönüp kendi vatandaşlarının hayatına mal olmayacaksa, kendi devletinin cinayetleri umurunda bile olmuyor. Ortadoğu”nun orta yerinde bu kadar duyarsız bir halk nasıl yaratılabildi? doğrusu hayreti mucip bir şey.

Ancak İsrail”in son saldırganlığının yine de sadece seçimle ilgili olduğunu düşünmemek gerekiyor. İsrail”in etrafında düne kadar “satın alınmış müttefikler” olarak rol alan rejimlerin art arda çöküşüyle sonuçlanan Arap uyanışı sürecini İsrail”in sessizlikle izlemek durumunda kaldı. Oysa çevresinde gerçekleşen devrimlerden hiç bir şekilde memnun olmadığı açıktı İsrail”in.

Nasıl memnun olsundu ki? Mısır”daki büyükelçiliği devrimden hemen sonra ilk hedef alınan merkezlerden biri oldu. Camp David sürecinin sonuna gelmiş olduğunun işaretleri görülmeye başladı. Tunus, Mısır ve Libya”da işbaşına gelen hükümetlerin hiç biri İsrail ile ilişkileri eskisi gibi sürdürmeyeceklerini gösterdiler. Buna rağmen devrim sürecine karşı İsrail”in şimdiye kadar doğrudan bir muhalefeti görülmedi, ama bu yeni hükümetleri dostane karşılamadığı da belliydi.

Belki diğerlerinde büyük ölçüde fırsatları kaçırmış oldu, ama özellikle Suriye”de hala bir şeyler yapılabileceği düşüncesi var İsrail”in. Fakat yapacağı şeyin de kendisi açısından verimli ve etkili olması gerekiyor. Doğrudan Esad”a yapacağı bir yardımın onu daha da batıracağını çok iyi hesaplamış ama bir yandan Esad”ın ayakta kalması için elinden geleni ardına koymuyor. Burada Esad”ın ömrü uzadıkça Suriye”de birleşik bir yönetimin kurulması, dolayısıyla ülke bütünlüğünün korunması ihtimali o kadar zayıflar. İsrail”in Suriye ile ilgili hesapı birleşik bir Suriye devleti yerine paramparça olmuş, her bir parçası da diğeriyle sorunlu bir Suriyedir. Esad”ın direnmeye devam etmekle yaptığı şey bir yanıyla da bu amaca hizmet ediyor.

İsrail”in Gazze”ye bu seferki saldırısı Arap Baharı”na aklınca bir kenarından müdahele etmesinin bir yolunu açmış olacak. Bu yolun onu daha iyi bir yere götüreceğininse, aslında hiç bir garantisi yok ama çevresinde olup bitenlere daha fazla kayıtsız kalmakta zorlanıyor İsrail. Suriye”de 20 aydır kan gövdeyi götürürken İsrail”in artık mukadder ve muaccel hale gelmiş olan Esad sonrasında iş başına gelecek yönetimi tam bir tevekkülle bekleyeceğini beklememek gerekiyor. İsrail Esad”a yardımlarını zaten hiç esirgemedi ama şimdi ona daha acil bir yardımın gerekli olduğunu biliyor ve bu yardımı ulaştırmanın yolunu bir karambol ortamı oluşturmakta arıyor. Oluşacak karambolün tam tersi bir gelişmeyi tetiklemeyeceğinin ve asıl büyük darbeyi bu yolla kendisinin yemeyeceğinin bir garantisi de yok. Ama İsrail”in aklı zaten böyle çalışıyor ve bu akıl pirince giderken eldeki bulgurdan ediyor.

Son Gazze saldırısında Türkiye”den beklemediği tepkiyi görüp bölgedeki en büyük müttefikini kaybeden İsrail, bu sefer de Mısır”ı tamamen kaybedecek görünüyor. Aslında İsrail yükünü sırtından atması için bu saldırganlığıyla Türkiye”ye büyük bir fırsat alanı sağlamış oluyordu. Türkiye bu sayede İsrail yükünden kurtuldu, rahatladı. Aynı fırsat alanını bu sefer Mısır”a sunmuş oluyor İsrail. Durduk yerde Camp David düzenini gözden geçirme lüksü olmayan Mısır, bu olay vesilesiyle bunu rahatlıkla yapabilir ve bu da Mısır”ın özgürleşmesi yolunda yeni ve dev bir adım daha olabilir.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: