Prof. Dr. Yasin AKTAY

Rahman ve Rahim olan Allah”ın adıyla

Türkiye seçimini yaptı. Cumhurbaşkanının kim olacağı hususunda kendisine tevcih edilen soruya hiç tereddütsüz ve net bir cevap verdi.

Halk kendisini ciddiye alan, kendi iradesini sahiplenen, kendi değerleriyle bağdaşan, siyasetin anlamını ve işlevini gerçek makamına oturtan, gerçek anlamıyla bir siyasetçiyi seçti.

Siyasetin bütün aşamalarından emek vererek gelmiş olan ve hizmet siyasetini her şeyin üstünde tutmuş olan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bütün siyasi yelpazesini yeniden şekillendirerek, yeniden dağıtarak girdiği seçimlerin onuncusunda Cumhurbaşkanlığı makamına seçildi.

İlk turda yüzde 53 oyu alarak, ikinci turda yüzde 65″lere de çıkabileceğini göstererek şimdiye kadar kendisine veya partisine yöneltilen eleştirilere de eli değmişken yeni bir cevap vermiş oldu. Bu saatten sonra umarız kimse kendisine oy vermemiş olanlara bakarak yeni bir hesap icatçılığına soyunmaz. Erdoğan”a oy vermemiş olan yüzde 47″nin en az 12″lik dilimi ikinci turda Erdoğan”a oy verirdi. Geri kalan kısmı için de Allah kerim.

Neticede karşısında bütün partilerin birleştiği bir seçim yaşadık, ama bütün bu partilerin halk nezdindeki karşılığının ne olduğunu gördük. Erdoğan, şimdiye kadar girmiş olduğu bütün seçimlerde oylarını mütemadiyen artırmak suretiyle önünün daha çok açık olduğunu ve siyasette katı kampların hiç de yumuşamaz, esnemez ve değişmez olmadığını gösterdi.

Bunu başarmakla aslında siyasete olan inancı da herkesin hayrına olacak şekilde restore etmiş oldu.

Bu sonuçlarla, Türkiye hiç kuşkusuz her bakımdan yeni bir başlangıç yapmış oluyor. Bu, hem Erdoğan”ın bundan sonraki siyasi performansı için yeni bir başlangıç, hem de Türkiye”nin 64 yıldır yaşamakta olduğu siyasi seyrin geldiği aşama için bir başlangıç.

Buna daha fazla demokratikleşme diyebilirsiniz.

Halkın devletle daha fazla bütünleşmesi diyebilirsiniz.

Halkın daha fazla doğrudan iktidar olması diyebilirsiniz.

Halk üzerinde türlü entrikalarla vesayet kurmaya çalışan mihrakların yenilgisi de diyebilirsiniz.

Hiç kuşkusuz sadece Türkiye”nin değil bütün mazlum milletlerin umutlarının yeniden yeşermesi de diyebilirsiniz.

Bütün bu açılardan için yeni bir başlangıç.

Bu başlangıcın temel felsefesi Fatiha”dır.

O Fatiha ki Rahman ve Rahim olan Allah”ın adıyla başlar ve her işi onun adına yapmayı farz eder.

“Din gününün maliki olan Allah”ın adıyla.

O ki, Rahman ve Rahimdir.

Sadece sana kulluk ederiz.

Sadece senden yardım isteriz.

Bizi dosdoğru yola eriştir.

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna.

Kendilerine gazap verdiklerinin yoluna değil.”

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: