Prof. Dr. Yasin AKTAY

Moritanya notları

Bir darbe teşebbüsünün Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa yargılanıp mahkum edilmesinin Türkiye gündemini belirlediği günlerde Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen, Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından desteklenen “Daha İyi Bir Gelecek İçin Türkiye-Moritanya Perspektifleri” başlıklı çalıştay için Moritanya”nın başkenti Nouakchott”dayız.

Türkiye”nin Afrika yılı ilan etiği 2005 yılından itibaren birçok Afrika ülkesine büyükelçilikler açıldı. Moritanya Türkiye”nin bu Afrika açılımının önemli duraklarından biri. Türkiye”nin bu açılımda en önemli değerlendirmesi Afrika”nın hiç bir bölgesinin ihmal edilmemesini öngörüyor. O yüzden Kuzeyi ve Güneyiyle, Doğusu ve Batısıyla tüm Afrika ülkeleri Türkiye”nin açılım gündeminde.

Afrika ülkelerinin büyük çoğunluğu yönetimlerin darbelerle devredildiği veya devralındığı yerler. Bu fiili durum normal görülse de ülkelerinin hayrına olmadığı ve tam aksine bunun artık aşılması gerektiği hususunda genel bir kabul da var. O yüzden Afrika Birliği Mısır”daki darbeye darbe demekte tereddüt etmediği gibi üyeliğini askıya aldı. Çünkü Afrika”da zaten siyasetin rutini gibi olan darbelere karşı takınılan bu tavır bir yerde kendi içine bir mesaj. Mısırlı düşünür Fehmi Huveydi de Türkiye”nin Mısır darbesine karşı sıradışı duruşunu darbeler geleneğinden muzdaripliği ve son zamanlarda darbeleri yargılama konusunda sergilemekte olduğu gerilimle açıklamıştı. Gerçekten de Mısır”dati askeri darbeye karşı sessiz kalmanın Afrika”da sırasını bekleyen bir çok darbeciyi iştahlandırabileceği üzerinde duruluyor.

Moritanya”dan Türkiye en çok, Müslüman olduğu halde, demokrasiyi çok iyi işleten ve son zamanlarda bu alanda kaydettiği önemli mücadelesiyle görülüyor ve zikrediliyor.

Türkiye ve Moritanya ilişkilerinin geleceğinde balıkçılık ve madencilik gibi alanlarda ticaretin yanısra en çok beklenen şey de Türkiye”nin kendi tecrübesiye Moritanya”nın demokratikleşmesne yapabileceği katkı üzerinde duruluyor. Moritanya”da halen cumhurbaşkanlığı makamında bulunan kişi de darbeyle iktidara gelmiş olmakla birlikte Afrika”daki diğer ülkeler kıyasla demokrasisi iyi kötü işleyen bir ülke. 23 Kasım”da seçimlere gidiliyor ve darbeyle gelmiş olsa bile mevcut Cumhurbaşkanı kendi meşruiyetini demokratik sürece bağlılığıyla sürdürmeye çalışıyor.

Moritanya 3,5 milyonluk nüfusunun yüzde 100″ü Müslüman olan bir Batı Afrika ülkesi. Ulemasıyla ve şairleriyle meşhur. Bu nüfusuyla “milyon şair” barındıran bir toplum olarak niteleniyor. Ülkenin bedevi kesimleri bile başka ülkelerin bedevilerine kıyasla bu ilim geleneğinden nasiplenmiş olmakla övünür. Sokakta tanıştığınız sıradan insanlarla bile biraz sohbeti kurduğunuzda bu ilmi hissedebiliyorsunuz.

Ülke nüfusunun önemli bir kısmı halen çölde yaşıyor. Şehirlerin çevrelerinde ise çadır kentler bulunuyor. Nouakchott›a çok kısa mesafede bulunan Gazra çadır kenti de bunlardan birisi. Bu çadır kentlerde elektrik, kanalizasyon ve asgari koşullarda temizliğin sağlanması için gereken su kaynakları bulunmuyor. Bu çadır kentlerde özellikle su son derece önemli bir husus. Türk Büyükelçiliği›nin de yoğun çabaları ve desteği sonrasında ülkeye getirilen sondaj makinesinin su sorununu az da olsa azaltması bekleniyor.

Büyükelçi daha önce TİKA başkanlığını yapmış olan Musa Kulaklıkaya, 2,5 yıl önce atandığı saatten itibaren gösterdiği performansla Moritanyalıların gönlünde adeta taht kurmuş. Sohbet etme imkanı bulduğumuz Moritanyalılar Kulaklıkaya”yı Türkiye”nin Moritanya büyükelçisi olmaktan ziyade Moritanya”nın Türkiye nezdindeki elçisi olarak gördüklerini ifade ediyorlar. Mükemmel bir Arapçası var ve Moritanya”da herkesle çok rahat diyalog kurabiliyor. Bu arada Arapçasını özellikle buraya atandıktan sonra çok geliştirmiş olduğunu öğreniyoruz ki, yeni nesil Türk diplomasisinin çok iyi bir örneğini somutlaştırıyor bu durum.

Aslında Moritanya toprakları itibariyle Türkiye”nin neredeyse iki katı ama nüfusu çok küçük bir ülke. Buna mukabil sosyal bilim çalışmaları için tam bir laboratuvar. Buradaki sınıfsal tabakalaşma, kadının statüsü ve cinsiyet kültürü, etnik ayrışmalar ve bunların siyasete yansımaları açısından çok ilgi çekici bir toplum. Bizde sosyoloji, antropoloji, tarih ve uluslararası ilişkiler alanında çalışmak isteyenler için bakir bir alan.

Tabii ki bir de işin Türkiye açısından ekonomik ve uluslararası ilişkiler boyutu var. Fransa, Kanada, Malezya, Çin ve Amerikalı yatırımcıların madencilik ve balıkçılık sektörlerinde önemli yatırımlarının olduğu ülke 2005 yılına kadar Türkiye”nin ilgisinin tamamen dışındaydı. Oysa Moritanyalılar kendi madenlerinin işletilmesi veya pazarlanması hususunda Türkiyeli yatırımcılara öncelik vermeye hazırlar.

Daha da ötede görüştüğümüz Senato başkanı Türkiye”nin İslam dünyasının başını dik tuttuğu için her türlü takdiri hak ettiğini ve o yüzden Türkiye”yi iş, bilim ve kültür adamlarıyla herkesten daha çok Moritanya”da görmek istediğini ifade ediyor. Başka bir katılımcı Türkiye”yi bugünlerde 2. Abdülhamit”e dair kalan sadakat duygularımızla birlikte yeniden hatırlıyor olduklarını söyledi.

Moritanya üzerine söylenecek çok şey var tabi, ama belki önümüzdeki günlerde Öner Buçukçu ile hazırlayacağımız gezi izlenimleriyle devam ederiz.

Moritanya”dan sonra aynı kapsamda Tunus”a geçtik. Arap Baharı”nın başladığı yaseminler ülkesi Tunus, izliyorsunuzdur, bugünlerde çok ilginç zamanlardan geçiyor. İlginçliği aslında yaşananların bize göre hiç özgün olmayışında, yıllar önce yaşadıklarımızla benzerliğinden geliyor.

Bahar sürecini tersine çevirmeye çalışan bildik odakların çevirdikleri entrikalar 28 Şubat ve Balyoz planlarına götürüyor bir anda. Bu esnada Türkiye”den okuduğumuz haberler, Balyoz hakkındaki Yargıtay kararını duyuruyor. Ve Türkiye, demokrasi yolunda bir adım daha ilerliyor. Darısı, Tunus”a, Mısır”a, Libya”ya ve diğer tüm bölge ülkelerinin başına…

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: