Prof. Dr. Yasin AKTAY

Kılavuzu Camia olanın, gör başına neler gelir

Net bir sonuç var ortada, üstelik 11 yılda tam 8 defadır tekrarlayan bir sonuç. AK Parti kurulduğu tarihten bu yana girdiği seçimlerin sekizincisinden de birinci çıktı ve yine ana ve yavru muhalefetin toplam oyundan daha fazla oy aldı.

Yine tekrarlayan bir başka sonuç daha var: Ana muhalefetin bu net sonucu kabullenmemek için bin dereden su getirmeye çalışması. Başta Ankara olmak üzere bir çok yerde bıktırıncaya kadar tekrar sayım talep eden CHP, bir boş umudun peşine takılmış, halkın iradesinde kaybettiğini sandıkların dibinde aramaya çalışıyor.

Ne kadar yoklasa oradan bir şey çıkarması bu saatten sonra mümkün olmaz. Kaybettiğini araması gereken yer halkın hafızası ve gönlüdür. CHP”nin kaybı oradadır ve oraya kadar girmedikçe kaybettiğini bulması mümkün olmayacaktır.

Ne var ki, bu sefer eliyle koymuş gibi bulacağını umuyor, kendinden emin bir şekilde ısrarını uzattıkça uzatıyor. Çünkü kılavuzu camia idi bu sefer ve nasıl da kendinden emin bir biçimde bu seçimlerin sonucunda istediğini bulacağını vaat etmişti.

Bu seçimin sonucunun ne olacağı küsuratına kadar kendilerine söylenmişti. AK Parti yüzde 27-30 arası bir oy alacak ve bu da Erdoğan”ın sonunu başlatacaktı. Her şey bu sonuca göre ayarlanmıştı. Bu sonuca fena halde inanmış ve inandırmışlardı. Bütün pazarlıklar baştan itibaren bu sonuç elde bir gibi yapılmıştı. Daha sandıklar açılmadan kısa bir süre önce paralelden bir AK Parti milletvekilinin istifa etmesi, bir kaç saat içinde gelmesi beklenen o sonuçla birlikte senkronize bir tahrip edici etki yapacaktı, netekim.

Cihan Haber Ajansı”nın baştan itibaren sonuçları tam da bu beklentiye uygun bir biçimde yansıtması, savunmuş gibi olmayalım, biraz da buna kendilerinin de inanmış olmalarından geliyordu. Tam da o yüzen Anadolu Ajansı”nın doğrudan sandık başlarından aktarmakta olduğu veriler hayal kırıklığı yaratıyordu. Oysa AA”nın verileri baştan itibaren sonraki tabloyu olduğu gibi haber veriyordu.

AA verilerinde ilk etapta CHP”nin hiç bir esamisinin olmadığı doğu illerinden gelen oyların AK Parti”yi çok önde gösteriyor olması gayet doğaldı. Doğal olmayan, CHA”nın veya diğer haber kaynaklarının bu tabloyu yansıtmakta ellerini yavaş tutuyor olmalarıydı. Bununla kalmayıp bir saat sonra açılan Batı”daki sandık verileri neredeyse daha erken girilerek, tam da temenni ettikleri sonuçları yansıtmaya başlattılar..

Oysa sadece bir kaç saat içinde herkesin zaten göreceği bir tablo için kendi kendini kandırmaya devam etmenin ne faydası olabilirdi ki? Hadi anketlerde kendilerini bir süre oyalayabilirlerdi, ya bir kaç saat sonra tamamen yalanlanacak bir temenniye nasıl teslim olunabiliyordu?

Belki de CHP”de yaşanan travmatik şokun bir nedeni de bu. Kılavuzu camia olan CHP son dakikaya kadar Mesihi bir kurtuluşa inandırıldı. Bu hipnotik inançta kısa süre içinde o kadar mesafe kat edildi ki, CHP seçim biteli altı gün olmuş, hala sonuçların bu şeklini kabullenemiyor. Çünkü büyük ihtimalle gerçeklik algısını tamamen yitirmiş bulunuyor.

Siyasette kılavuzu camia olan CHP”nin daha çekeceği çok şey var. Şimdiye kadar kendi ideolojik yanılsamalarıyla gerçeklikten yeterince kopuk değilmiş gibi üstüne bir de gerçeklik tahrifi ve yeniden-inşasında profesyonel yeni bir kılavuz edinmiş. Artık yeryüzünde CHP”yi ara ki bulasın. CHP”nin başında camiadan aldıkları gazın etkisiyle Alamut yelleri eser durur alimallah.

Camia sadece CHP”yi ve MHP”yi yanıltıp burunlarını sandıkların dibine gömmekle kalmadı. Özellikle yabancı dilde yayın yapan medyasıyla neredeyse bir yıldır dünyaya çizmeye çalıştığı Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan resmiyle bütün dünyayı da yanılttı.

Türkiye”yi Today”s Zaman”dan veya diğer camia yayınlarından izleyenler 31 Mart günü kendilerini fena halde aldatılmış hissettiler. Zira bu yayınlarda Türkiye”de halk desteğini tamamen yitirmiş ve zorla ayakta durmakta olan bir diktatör görüntüsü vardı. Verdikleri emsali olmayan anket sonuçlarında AK Parti”nin oy oranları neredeyse CHP”nin gerisine düşmek üzere olduğunu gösteriyordu.

Aslında çizilen bu Türkiye görüntüsü içinde serbest-demokratik seçimlerin olması da mümkün görünmüyordu. Öyle ya hangi diktatörün ülkesinde seçimlere gidilip bu kadar çeşitli oy dağılımları olabiliyor ki? Oysa üretilen görüntünün aksine, seçim sonuçları arkasında rekor oranda bir halk desteği olan bir demokratik liderin gerçek görüntüsünü açığa çıkardı.

Sayısız lobi faaliyetleriyle, tonlarca para dökerek dünyaya Türkiye hakkında bu görüntüyü vermeye devam eden camianın misyon şeflerinin yıktığını aynı türden bir faaliyetle düzeltmeye çalışmak elbette ki mümkün görünmüyordu.

Oysa 30 Mart”ta ortaya net bir biçimde çıkan bu tablo, hiç bir lobi faaliyetine gerek bırakmaksızın bütün algıyı düzeltmeye yetti de arttı bile. Türkiye”yi ve Tayyip Erdoğan”ı şikayet ettikleri insanlar teker teker Türkiye ve Erdoğan”la irtibat kurup tebrik etme yarışına girdiler bile.

Şimdi içine sokulmuş olduğu bu tehlikeli hipnozdan uyandırılmalarının vaktidir. Umarım bu uyanış da fazla tahribata yol açmaz.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: