Prof. Dr. Yasin AKTAY

Kendine iyilik yap, eve uğra!

Sıla-i rahim denir, bir özel yolculuk, bir özel ziyaret biçimidir. Hayat akıp gidiyor. İnsan bu yolculuğun içinde kendi menşeinden epeyce uzaklaşıyor. Geride bıraktıklarının çoğu onunla geliyor, birçoğu ise unutulup gidiyor. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Unutmak da Allah”ın insanlara büyük lütuflarından biridir. Ama bazen unutulanlar arasında zamanı geldiğinde tekrar hatırlanması gerekenler vardır. O yüzden geçmişe takılıp kalmadan, bir nostalji hastalığına düşmeden, her insanın yaşadığı hayatı geriye doğru tekrar gözden geçirmesinde her zaman büyük fayda vardır. Sıla-i rahim bunun en uygun vesilelerindendir.

İnsan doğduğu yere gitmeli, bir kez geçtiği yerlerden zaman zaman denk getirip bir daha geçmeyi denemeli. Bunu hayat içinde ne kadar yol kat etmiş olduğunu görmek için, dolayısıyla o ölümsüz gerçeğe, o ölümün gerçeğine ne kadar yakın olduğunu tekrar tekrar hatırlamalı. İnsan bir zaman sonra terk etmiş olduğu yerlere bir ez daha uğradığında kendi hayatının üzerinden neler geçtiğini biraz daha iyi görüyor. Muhtemelen bıraktığı yerde ya aynı gibi durandan dolayı kendi hayatındaki hareketi fark eder veya kendi hayatını şekillendiren yerlerde birçok şeyin yerinde yeller estiğini görür.

Yaşadığımız günlerin değişim hızı bunu görmeyi iyice zorlaştırmış olabilir gerçi. Sılaya vardığınızda doğduğunuz tek katlı ev kat karşılığı bir müteahhide verilmiş olabilir. Ne sılanız kalmıştır görecek, ne de sılaya vasıl olabilecek bir mecal.

Kalmışsa eğer, yine de, sıladan bir eser, gidip görmeyi asla ihmal etmemeli. Bir Siyonist gibi rahme dönmeyi vehmetmemeli, ama ziyaret etmeyi de ihmal etmemeli. Zira hayatın içinde kat edilmiş olan yollar asla geri alınamaz. Yolu yol bilmeli, hep ileriye doğru gitmeli, ama sılaya uğramayı da ihmal etmemeli. Bilmeli ki sılayı ziyaret eden yol da ileriye doğru bir yoldur. Sılaya dönülemeyeceğini bilmeyen, sılaya dönmeyi vehmeden sılaya hakkını veremez, sıladan yeni bir ruh, yeni bir nefes alamaz. Bir başlangıç noktasına takılıp kalan, hiçbir şeye başlamış olamaz.

İki gündür Siirt Belediyesi”nin düzenlemekte olduğu İbrahim Hakkı ve Siirt Uleması Sempozyumu dolayısıyla Siirt”e gelmişken Prof. İhsan Süreyya Sırma”nın sılasına yaptığımız ziyareti bir insanın sılasından nasıl ruh aldığını ayne”l-yakin gördük. Hep merak etmişimdir zaten Prof. Sırma ilerlemiş yaşına rağmen bu kadar enerjiyi, bu kadar heyecanlı ve genç ruhunu nereden alır diye.

Sadece Pervari”yi görmek yetmez bunu anlamak için, Prof. Sırma”yı Pervari”de görmek lazımmış. Çocukluğunun geçtiği sokaklarda, tanıyıp da özel ilişkilerine göre her birine farklı dillerde, tonlarda ve heyecanlarda, ama selam vermeden geçmediği insanların yanında görmek lazımmış.

Beyan yayınlarının sahibi Ali Kemal Temizer”le birlikte onun her tanıdığıyla karşılaşmasını izlerken aynı heyecandan biz de biraz pay kapmaya çalışıyoruz.

Ali Bulaç da son anda rahatsızlanıp sempozyum programını iptal etmeseydi bu heyecana o da katılacaktı. Belki bu heyecan ve üstüne yediğimiz tescilli meşhur Pervari balı da, Allah-u âlem onun bütün hastalıklarına şifa olabilirdi. Allah sağlık, afiyet versin.

Pervari Herekol dağının eteklerinde kurulmuş, Siirt”in en büyük ilçelerinden birisi. Dibinde Botan Çayının bütün hırçınlığıyla aktığı çok derin bir vadinin bir tepesine kurulu altı bin nüfuslu şirin bir ilçe. Buraya tabiat harikası manzaralara bakan yollardan ve tabii ki baktığınızda içinizde bir korku ve ürperti bırakmaması mümkün olmayan derin vadilerin yamaçlarından geçerek ulaşılıyor. Pervari”ye giderken sürekli çıkılan yokuşlar ve içine doğru girdiğiniz dağların azameti dolayısıyla sürekli yükseldiğinizi, dünyadan, dünyanın düşüklüğünden azat olduğunuzu hissedersiniz. Şehrin ortasına Abdülkerim Sancak adına inşa edilmiş olan yeni caminin görüntüsü şehrin güzelliğine güzellik katmış.

Pervari aynı zamanda R. Tayyip Erdoğan”a başbakanlığın yolunu açan, 3 Kasım 2002 Siirt seçimlerinin iptaline yol açan köyün bulunduğu ilçe. İlçe sakinleri böyle bir olaya vesile olmaktan büyük bir şeref payesi hissettiklerini her fırsatta ifade ediyorlar.

Pervari”nin iki yıldır kaymakamlığını yapmakta olan Turgay Hakan Bilgin, halkla kurduğu yakın ilişki ve aktif ve mütevazı kişiliği dolayısıyla, Türkiye”de son yıllarda daha sık rastlanan halk-devlet barış veya kaynaşmasının tipik aktörlerinden biri olmuş.

İnsan kendine iyilik yapmalı, eve uğramalı, kendini bulmalı, ama bazen de biraz daha fazla iyilik yapmalı, Hasankeyf gibi, Pervari gibi, Siirt gibi, gerçek hayatların döndüğü yerlere, uğramalı, ait olduğu yeri hatırlamalı.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: