Prof. Dr. Yasin AKTAY

Hem Amerikalı hem Müslüman

“Hem Amerikalı hem Müslüman” birilerine tuhaf gelebiliyor. Aslında birilerine tuhaf gelmesi daha da tuhaf bir durum. Biz buradan ABD”nin Ortadoğu politikalarını. İslam dünyasına dönük yaklaşımlarını şöyle veya böyle ele aladuralım, ABD”de hatırı sayılır bir Müslüman nüfus var -İslam”ı kendilerine göre en iyi şekilde ciddiye alan, yaşamaya ve üzerinde düşünmeye çalışan… Bu Müslümanlar için “kendi ülkelerinin” İslam ülkelerine karşı siyasetleri, üzerinde çalışabilecekleri, eleştirebilecekleri ve ye yer müdahil olabilecekleri bir konu. Seçim bağlamlarında Müslümanlar olarak sadece ABD içinde devletin Müslümanlara yönelik siyasetlerini değil, İslam dünyasına dönük siyasetlerini de pazarlık konusu yapıp istedikleri siyasi deklerasyonları alabildiklerine oylarını yönlendirebiliyorlar artık.

Demokrat Parti içinde göçmen veya Amerikan kökenli Müslümanlardan 90 delege var. Müslümanların Amerika”daki yüzde 3-4 oranındaki nüfusları ve 5000″lik delege sayısına oranla düşük, ama Müslümaların bu ülkedeki genel tarihleri açısından ilerleyen bir temsil oranı bu. Türk Müslümanlardan şimdiye kadar hiç delege düzeyinde bir siyasal katılım olmamıştı, ta ki bu seçim döneminde Pennsylvania bölgesinden Malatyalı Murat Güzel”in davet yoluyla delege olarak seçilmesine kadar. Murat Güzel 26 yıl önce Mühendislik doktorası için gelip buraya yerleşen, alabildiğine aktif ve sorumluluk duygusuyla dolu biri. Yıllardır ABD”li Türkleri biraraya getiren ve onlar için güçlü bir netork oluşturan Wisdom-net”in faaliyetlerini başarıyla organize ediyor.

BM yıllık olağan toplantısı dolayısıyla bütün dünya ülkelerinin en üst düzey temsilcilerinin bulunduğu New York”ta bu yıl ben başka bir vesileyle bulunuyorum. Amerikan Müslüman Topluluğu (MAS) Amerikan müslümanlarının ülke içinde katılım durumunu ve ABD”nin dünya ile ve bilhassa İslam ülkeleriyle daha sağlıklı, Müslümanların razı olabilecekleri bir ilişkiyi geliştirmesini sağlamanın yol haritasını tartışmak üzere bir araya geliyor. Bu yıl toplantısını New Jersey”de yapmaya biraz da Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu”ndan toplantılarına katılmak üzere aldıkları bir söz üzerine karar vermişler. Normalde Eylül”ün ilk haftası ve Washington DC”de yapılması beklenen toplantının o yüzden hem tarihini hem de yerini değiştirmişler.

Aralarında geçirdiğim 4 gün içinde Türkiye”yi, başbakanıyla, cumhurbaşkanıyla ve dışişleri bakanıyla ne kadar önemsediklerine bizzat şahit oldum. Bir konuşmada MAS”ın koordinatörünün şu sözlerine herkesin gönülden katıldığına da: “Şu zamanda Türkiye gibi bir ülkenin başına Erdoğan gibi bir lideri getirmiş olması, arkasından Mısır”da Mursi, Tunus”ta Gannuşi”nin aynı dönemde liderliğe gelmeleri Allah”ın bütün İslam alemine bir lütfu. Bu, İslam alemine her zaman nasip olacak bir durum değil.”

Son anda başbakanın katılmamasıyla birlikte Türk delegasyonuna başkanlık eden Davutoğlu”nun aşırı yoğunluğu dolayısıyla katılamayacağı haberi herkeste büyük bir üzüntüye yol açtı. Allah”tan bakanın pratik fikirli ve işbitirici basın danışmanı Osman Sert”in Skype yoluyla salondakilere hitap etmeyi organize etmesi sayesinde bu üzüntü epeyce hafifletildi. Son zamanlardaki Islamofobik yaklaşımlar, Müslümanlara yönelik nefret suçları ve Türkiye”nin Arap dünyasında yaşanan süreçlere yaklaşımını anlatan bakanın konuşması dikkatle dinlendi, bir kaç kez de alkışlarla kesildi.

MAS toplantısının bu yıl birbiriyle ilgili iki gündemi vardı. Birincisinde ABD içi Müslümanların karşılaşmakta oldukları ayırımcılık ve Islamofobik yaklaşımlarla örgütlenme sorunları masaya yatırıldı. Bunun için Afro-Amerikalı, Amerikalı ve Arap Baharı sürecinin yaşandığı ülkelerden gelenlerle Amerika”da yaşamakta olan Müslüman veya gayr-i Müslim katılımcılar arasında yoğun tartışmalar yaşandı. İkincisinde ise İslam dünyasındaki gelişmeler ve ABD”nin bu gelişmelere dönük siyaseti ele alındı. Bunun için de Mısır, Tunus, Libya, Suriye, Lübnan üzerine özel oturumlar yapıldı. Türkiye”nin bütün bu süreçler içindeki konumu, tavrı ve durumunu anlatmak da bana düştü.

Amerika”nın bu konudaki siyaseti Ortadoğu”daki gelişmeler koordinatörlüğünün özel temsilcisi Mark S. Ward”ın Amerika”nın konumunu anlatıp sorulara cevap verdiği bir oturumda ele alındı. Ward, ABD”nin Arap Baharı sürecine baştan itibaren demokratik dönüşümler olarak olumlu yaklaştığını, bu konuda yaşadıkları zorluklarla birlikte anlattı. ABD”nin bu desteği verdiği halde aynı ülkelerde ABD”ye yönelik antipatinin hatta nefretin gelişimini de önleyemediğini kaydetti.

İki saat süren sorulu cevaplı konuşmasında Ward”ın en çok karşılaştğı sorular ABD”nin İsrail ile ilişkisiyle ilgiliydi. Sorulardan ziyade bu konuda eleştirilere muhatap olan Ward”ın cevapları aslında kitabına uygun işleyen bir siyasal ortam için ders niteliğindeydi. Müslümanlara Amerikan siyasetinde daha akitf olarak yer almalarını ve bu yolla itiraz ettikleri İsrail politikasını bizzat kendilerinin değiştirmeye çalışmalarını tavsiye etti. Sözlerini şerh ederken yaptığı açıklamalar daha da ilginçti:

Amerikan siyaseti değişmez-esnemez bir siyaset değil, sonuçta State Department”ta çalışan insanların değerlendirmeleriyle oluşuyor ve her gün bütün gelişmeleri değerlendirerek daha iyi bir siyaset arayışıyla belirleniyor. Ama sonuçta karar alıcılar üzerindeki etkiler de önemli. Bugün İsrail doğrultusunda bir siyasetin baskın olduğunu düşünüyorsanız bu, sonuç veren bazı baskı gruplarının çabalarının bir sonucudur. İşin ilginci Amerikan sisteminde Müslümanların da bu baskı gruplarından biri olması ve onların da Amerikan siyaseti üzerinde etkili olmasının yolu kapalı değil. Amerikalı Müslüman vatandaşlar da en az Yahudiler kadar vatandaşlık haklarına sahip ve sistem üzerinde istedikleri takdirde onlar gibi etkili olmaya çalışmaları mümkün.

Böyle bir şeyin gerçekleşmesinden, yani ABD”nın Ortadoğu ve İsrail politikalarında Müslümanların daha etkili ve belirleyici olmalarından şahsen kendisinin daha da memnun olacağını da ekledi Ward.

Nasıl? Biraz “Amerikan rüyası” dedikleri şeyi mi andırıyor?

MAS toplantısı ve New York”taki BM etkinlikleri ile ilgili notlarım bir hayli fazla, nasip olursa daha sonra aktarmaya devam ederiz.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: