Prof. Dr. Yasin AKTAY

Halk şaka mı yaptı?

Araştırma şirketlerinin seçim sonuçlarıyla ilgili tahminlerinde bu sefer çok az örnekler dışında büyük sürprizler yaşanmadı. Hepimiz gördük işte. Seçim öncesinde üç parti yerine dört partinin Meclis”e gireceğini haber veren anket çalışmaları bile ciddiye alınmadı. Teknik bakımdan iyi hazırlanmış sorularla doğru kotalar ve doğru tercihlerle yapılan anketler üç aşağı beş yukarı gerçek durumu tespit edebiliyordu.

Deniz Baykal”ın “her iki kişiden biri AKP”li olduğu halde bunu söylemiyor olduğuna” dikkat çekmesi gerçekten tuhaf. Kiminle muhatap olmuş veya kime doğru dürüst sormuş da ona AKP”li olduğunu söylememiş acaba?

Ben bir sosyal araştırmacı olarak gittiğim her yerde kimin ne olduğunu çok rahat anlayabiliyorum ve manzarayı çok önceden görebiliyorum da Baykal veya böyle söyleyenler nasıl oluyor da bunu göremiyor? Tabii, bu da üzerinde durulması gereken bir sorudur ve bence nedeni konusunda akla gelen iki ihtimali değerlendirmek gerekiyor. Hep size yakın insanlarla düşüp kalkarsanız, başka dünyalara kör sağır kalırsınız. İkinci bir ihtimal şu ki, gerçekten farklı insanlara ulaşmış olabilirsiniz ve onlar da size başka türlü bir görüntü vermişlerse, sizden çekindikleri için değil, sizi çok saf bulup dalga geçmiş olmaları da değerlendirilmelidir.

Özellikle kendilerini çok akıllı zannedenlere, kibir yapanlara karşı halkın zaman zaman verdiği çok ilginç ama tanıdık bir tepkidir bu. Halk çok kötü şaka yapar, tezgaha getirir, avutur ve aniden uyandırır. Üstelik bu öyle sadece Türk halkının sergilediği bir numara da değildir. En ilkelinden en karmaşığına halkın böyle marifetleri olur.

Ünlü Amerikalı antropologlardan Margaret Mead”in başına gelenleri belki duymuşsunuzdur. Mead, 1925-26 yıllarında Samoa”daki yerliler arasında özellikle ergen yaştaki kızların cinsellikleriyle ilgili bir araştırma yapar. Yaptığı araştırmadan elde ettiği bulgularla yazdığı kitap “Samoa”da Ergenlik Çağı” başlığı altında yayınlanır ve kendisini Amerika”nın adından en çok söz ettiren sosyal bilimcisi haline getirir. Ancak ortada bir sorun vardır ve maalesef bu sorun Mead hayatayken hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Sonradan araştırmasındaki bu önemli açıkları, Mead üzerine 1988 yılında bir belgesel hazırlığı yaparken, Derek Freeman isimli bir antropolog tesadüfen yakalar. Mead”in araştırmasındaki bütün bulguları aslında Samoalı iki genç kızla yaptığı mülakatlara dayanmaktadır. Belgesel için epey yaşlanmış olarak bulunan bu kızlar bütün araştırma boyunca “çok saf ama kendini çok akıllı zanneder halde” buldukları Mead”e çok kötü bir şaka yapmış olduklarını, onun kitabında anlatılanların hepsinin bir yalandan ibaret olduğunu itiraf ederler. Ancak bu şakanın kendilerine verdiği hazzı hiçbir şeye değişmeyeceklerini eklemeyi de ihmal etmemişler. Freeman 1999 yılında bu hikâyenin bütün ayrıntılarını ortaya çıkararak Margaret Mead”e Yapılan Meşum Şaka diye çevrilebilecek bir başlık altında bir kitap olarak yayımlandığında sosyal bilim dünyasında bir hayli yankı bulmuştu. Freeman”a göre Mead ilkel insanın cinselliği hakkında kulaktan duyduğu bilgilerle o kadar dolu olarak gitmiş ki, sahada gerçekten ne olduğunu öğrenmek yerine doğrudan bu kulaktan dolma bilgileri sormakla başlamış. Bir tuhaflık sezen genç kızlar da direk ayrı bir moda geçmiş ve hiçbir zaman ona karşı dürüst davranmadıkları gibi kendisine yalan söylemeyi de bir hayli eğlenceli bir iş haline getirmişler.

Devlet Bahçeli seçimlerden önce uğradıkları bir köyde yaşadıklarını saf saf anlatıyor: “Köyde herkes AKP”den şikâyetçiydi, köye de hiç uğramamışlar. Köylülerin hepsi de adaylarımızın akrabaları. Sorduk ne yapacaksınız gelirlerse, dediler ki gelemezler ki, gelseler de kovarız. Ne olduysa seçimde bize 27 oy çıktı gerisini AKP almış”

Seçimlerden önce seçim bölgelerinde gezinip kanaatlerini bildiren bazı gazetelerin köşe yazarlarını okuduğumda bunların samimiyetlerinden hiçbir şekilde endişe etmedim ama fena halde işletiliyor olduklarını düşündüm. Baksanıza, “kime sorduysak herkes hükümetten şikayetçiydi. Fındıkçısı, çaycısı, çiftçisi, hayvancısı, hepsi gidip AKP”ye oy verdi” derken, aslında ne kadar da masumlar. Aldatıldıklarını düşünüyorlar belli ki. Oysa kulaklarını kabarttıklarında halkın şikâyetlerinin yanı sıra ünsiyetinin de kanallarını yakalarlardı. Halk AK Parti”nin bazı icraatlarına kızdıysa da onunla güçlü bir ünsiyet de kurmuştu ve bu ünsiyetin kanalına bu kadar saf birilerinin (masum anlamında saf değil tabi) nüfuz etmesi mümkün olamazdı. Bu kadar safını bulunca halkın hiç ihmal etmediği bir şey vardır: Şaka yapmak.

Mizah duygusu son derece yüksek halkımızın bu şakasına bu sefer hazırlıklı yaklaşan araştırma şirketleri fazla gelmedi, ama birileri fena halde düşmüş oldu.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: