Prof. Dr. Yasin AKTAY

Gâlib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın…

Evvela bir borcu ifa edelim, Mehmetçiğin yolu açık, kılıcı keskin, bahtı açık olsun.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Suriye’nin kuzeyinde terör odaklarının yuvalandığı Afrin’e yönelik harekâtı dün itibariyle başladı. Cumhurbaşkanımız bu ay içerisinde birçok defa bıçağın artık kemiğe dayandığını, Türkiye’nin sınır güvenliğinin söz konusu olduğunu, eğer muhataplar bu konuda bir önlem almazlarsa Türkiye’nin üstüne düşenleri yapmaya hazır ve kararlı olduğunu çeşitli düzeylerde ve çeşitli şekillerde dile getirmişti.

Fransa’ya gerçekleştirilen ziyarette de Rusya Devlet Başkanı Putin’le yapılan görüşmelerde de, ABD ile çeşitli düzeylerde yapılan görüşmelerde de Suriye konusundaki hassasiyetler sürekli masada oldu. Türkiye’nin dahil olduğu NATO ittifakından da sınır güvenliğinin kolektif bir biçimde sağlanması için (zira Türkiye-Suriye sınırı aynı zamanda NATO’nun da sınırıdır) talepte bulunuldu. Açıkçası Türkiye’nin dahil olduğu Transatlantik ittifak bu konuda havanda su dövmeyi tercih ederken Rusya ve İran Türkiye’nin hassasiyetlerini daha iyi anladılar ve daha makul bir yaklaşım biçimi geliştirdiler.

Neticede Cumhurbaşkanımız operasyonun başlama haberi gelmeden önce sinyali vermiş, Afrin Operasyonu’nun sahada fiilen başladığını belirtmişti. Açıklamadan 2 saat sonra havalanan savaş uçaklarımız terör yuvalarını %95’lik bir isabet oranıyla bombaladı.

Uçaklarımızın bombardımanı devam ederken Türkiye içerisinden yükselen sesler terörün ve teröristlerin kimler tarafından desteklendiğinin de en ciddi göstergesi oldu.

Bombalar Afrin’de teröristlerin başında patlarken HDP sözcüleri ve bazı mensupları rahatsızlandılar, dahası izanlarını ne kadar kaybettiklerini göstermek istercesine insanları sokağa davet etme gafletinde bulundular. Diğer taraftan ise Ayn el Arab dolayısıyla sahneye koydukları ve Yasin Börü gibi değerlerimizin vahşice katledilmesiyle neticelenen tiyatronun bir benzerini sahneye koymak için hazırlıklara başladılar.

İlginçtir Türk ordusu teröristlerin canına her okuduğunda HDP sözcüleri en bayağı iki yüzlülükle Türk askerinin can güvenliğini düşünüyormuş gibi yaparak dışarıya dönük prestijli bir pozisyonda konumlanmaya çalışıyorlar. Ne var ki bu terör sevicileri örneğin Kayseri’de PKK teröristleri çarşı iznine çıkan silahsız askerlerimize kalleşçe bir saldırı gerçekleştirdiğinde aynı dili kullanmıyorlar.

Bu tavırların sahibi HDP’liler hesabı hukukla, adaletle görülecek olan ihanetleriyle iştigal ede dursunlar Türk Silahlı Kuvvetleri kara harekâtını başlatmış oldu. Kısa bir süre içerisinde sınıra yakın PKK/PYD/YPG terör örgütünün elinde tuttuğu yerleşim birimleri bir bir ele geçirilmeye başlandı. Operasyonun ne kadar süreceği konusunda kesin bir şey söylemek zor. Hem Cumhurbaşkanımızın hem de Başbakanımızın açıklamalarından anlaşılan operasyonun kesin bir biçimde neticelendirilmek istendiği yönünde. Bu da süre hakkında kesin bir çıkarımda bulunmayı engelliyor.

Genelkurmay Başkanımızın bizzat yönettiği operasyonla bölgenin terörist gruplardan temizlenmesi ve hem rejimin hem de PKK/PYD/YPG/DAEŞ terör örgütlerinin baskısıyla bu bölgelerden göçmek zorunda bırakılmış yerli halkın topraklarına geri dönmesi amaçlanıyor.  Operasyonun Özgür Suriye Ordusu’na bağlı birliklerle birlikte yürütülmesi de oldukça önemli. Çünkü Türkiye’nin gerçekleştirdiği operasyon Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması, Suriye topraklarının Suriyelilere ait olduğu anlayışı temelinde yürütülüyor.

Zeytin Dalı Operasyonunun başlatıldığı dakikalarda açıklamalarda bulunan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da bu gerçeğin altını çizmişti. Türkiye’nin Afrin’e dönük başlattığı askerî harekât BM Anlaşması’nın 51. Maddesi ile tanınan ve tanımlanan meşru müdafa hakkına dayanıyor. Harekatın amacı Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve Türkiye’nin sınır güvenliğinin sağlanması. Hatay’ın Reyhanlı ilçesine gerçekleştirilen ve hem can kaybına hem de ciddi yaralanmalara yol açan roketli saldırı dahi bu operasyonun Türkiye açısından ne kadar gerekli ve uluslararası hukuk açısından meşru olduğunu ortaya koyuyor.

100 Yıl evvel Türkiye’nin önüne Sevres Antlaşmasını koyanlar yeni bir Sevres dayatma hazırlığındayken Türk ordusu kurulan planları Afrin Operasyonuyla dağıtıp atıyor, heveslilerin heveslerini kursaklarında bırakıyor. İhanet şebekesi FETÖ unsurlarından temizlenen ve dış etkiye kapalı, Türkiye’ye merbut Türk ordusunun bu harekâtı başarıyla tamamlayacağından en ufak bir kuşku duyulmamalı. Yahya Kemal’in dizeleriyle tamamlayalım:

Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Gâlib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: