Prof. Dr. Yasin AKTAY

Gazze”de çocuklar katledilirken depreşen “anti-semitizm duyarlılığı”

İsrail”in Gazze”ye yönelik saldırılarının 29. gününe girdik. 29. gün itibariyle iyice çılgına dönmüş bir savaş makinası gibi çalışan İsrail, her gün ve her saat akıllara durgunluk verecek vahşetlere imza atıyor. Sivil hedefleri, altında silahlar, mevziler veya tüneller vardır diye bombalarken çoluk-çocuk sivil insanların kayıplarını her geçen gün daha da artırıyor.

Her gün onlarca çocuk en feci şekilde İsrail bombaları altında can verirken, dünyanın zincirinden boşanmış boğa gibi hareket eden İsrail”in bu saldırganlığını hala “savunma hakkı” çerçevesinde görmeye devam ediyor olması, hiç kuşkusuz İsrail”i cesaretlendiren ve böylece katliamlara suç ortağı kılan bir durum oluşturuyor.

Dünyanın teröre ve şiddete duyarlı medeni duyuları kesinlikle şiddetin kimden geldiğini ve kime yöneldiğini ayırmakta da çok hassas davranıyor. İsrail”in bir ay içinde öldürdüğü ve yaraladığı sivil masum insanların sayısı muhtemelen IŞİD”in insanların kafasını büyük bir vahşetle keserek öldürdüğü insanların sayısını çoktan geçmiş durumda.

İsrail”in öldürme biçimi, bırakalım 70 yıl öncesinde kalmış Nazi öldürme biçimlerini, bugün ölüm pornografisinin yüksek örneklerini veren IŞİD”inkini aratmıyor, çok daha ilerisine gidiyor. Bir farkla ki, İsrail”den yana kafa kesme görüntüleri yok elde, ama bir eve girip çoluk çocuk silahsız olduğu halde herkesi kurşuna dizerek yaptığı katliamlar ortada.

Attığı her bombayla, kundaktaki bebeklerin vücutları paramparça olmakta, başlarına yıkılan evlerde insan bedenleriyle bina molozları harman olmaktadır. Bu görüntüler servis edilse bile kafası IŞİD teröristleri tarafından kesilen insanların görüntüsü kadar bir etki yaratmıyor.

IŞİD için hemen harekete geçen, İslam ve terör bağlantısı üzerine bıktırıcı akademik, entelektüel ve sair çalışmaların yüzde birine bile Yahudilik ve ırkçılık, şiddet, terör, oryantalizm bağlantıları konusunda tevessül etmeye kalksanız bir anda anti-semitizm çanları çalmaya başlar.

Tuhaf biçimde Türkiye solunun bu anti-semitizm duyarlılığı tam da Gazze veya Filistin bombalanırken harekete geçer. Üstelik tamamen Yahudi terminoloji kullanılarak kutsanan bu katliamların harekete geçiremediği hassasiyet, üç-beş insanın İsrail”e tepkilerini bu Yahudilikle ilişkilendirmesi üzerine hemen harekete geçer. Sanırsınız bu söylemsel tepkiler şu anda dünyanın ve ülkemizin en önemli sorunu.

Elbette ki İsrail”in yaptıkları Yahudiliğe büsbütün teşmil edilemez. Ama Allah”tan korkun, sizin büyük bir iştahla ve rahatlıkla İslam ile terörizm arasında kurduğunuz ilişkinin yüzde biri bile İsrail”in Filistinli çocukları öldüren caniliği ile buna cevaz veren din anlayışı arasında yok mudur?

Yahudi düşmanlığı beklemiyoruz kimseden, biz de zaten yapmayız evelallah. Cürmü işleyeni işlemeyenden ayırt etmek en hassas olmamız gereken konu, ama Allah aşkına, sizin İslam”dan Müslümanlardan esirgediğiniz bu hassasiyeti Yahudiliğe karşı bu kadar cömertçe sergilemenizin sebebi ne?

Bedenlere uygulanan muameleler konusunda sergilenen bu ayırımcılığın ırkçılıktan başka bir izahı yok. Bir İsrailli esir için bütün bir Gazze”nin çocuklarını öldürmeyi göze alan bir kafa neyse, ama bu çılgınlığı bile haklı göstermek için bin dereden su getiren kafaya ırkçılıktan başka bir özellik atfedilemez.

Türkiye”de en ufak bir şiddet görüntüsü yakalayıp teşhir etmek için bütün medya dünyalarını ayağa kaldıranların Gazze”deki gerçek şiddetin faillerini de kurbanlarını da görmezden gelen tutumu, dünyanın nasıl bir ırkçılık cenderesinin içinde olduğunun işareti.

İSRAİL”İ BATI DEĞİL FİLİSTİN DİRENİŞİ DURDURUYOR

O yüzden, İsrail”in katliamcı, soykırımcı vahşetini durdurma konusunda ne ABD ne de AB ülkelerinden yana hiç bir umut yok. Bu ülkelerin bu olayda sergilediği tutum, hiç kuşkusuz bundan sonra insan hakları, demokrasi, medeniyet iddialarının sorgulanmasını hızla geçersiz kılınmasını beraberinde getirecektir.

İsrail”in daha önce yine aynı sahnelerin yaşandığı Gazze saldırıları ve buna karşı Batı ve Arap dünyasının tepkisizliği nasıl daha sonra Arap Baharı sürecine yol açtıysa, bu son saldırıya karşı sergilenen veya sergilenmeyen tepkiler çok yakın gelecekte yeni bir dünyanın kurulacağının işaretlerini veriyor.

Bu arada İsrail”i kim durduracak? İsrail”i bizzatkendi başarısızlığı ve İzzettin Kassam Tugayları durduracaktır.

Bir bahaneyle Gazze”ye saldıran İsrail”in hedeflediği şey, Filistin”in birliğini bozmak, Hamas”ı yoketmek veya ona yönelik sempatiyi azaltmak ve tabii ki Hamas”ın Filistin halkını savunma hakkı çerçevesinde geliştirmiş olduğu bütün savunma araçlarını yok etmekti.

İsrail”in saldırıları Filistinlileri hem kendi aralarında hem de Hamas etrafında daha da birleştirdi. Hamas”ın savunma gücü kırılamadığı gibi, İsrail anlam veremediği bir direniş gücüyle ağır bir bedel ödeyerek karşılaşmış oldu. Zayiatı 170″e ulaşmış bulunuyor ki, bu, şimdiye kadar girdiği bütün savaşlarda verdiği en büyük kayba yaklaşıyor ve hala elinde hiç bir şey yok. Bu kayıplar İsrail için tek ikna edici gelişme.

Bu 2006 yılında uğradığı mağlubiyetin bir tekrarı. Bu savaşlarda İsrall”in sergilediği tek kahramanlık elindeki devasa silah gücüye çoluk çocuk öldürmek olarak kalıyor.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: