Prof. Dr. Yasin AKTAY

Ehlen ve sehlen min Yemen

Gidenin geri dönmediğine dair insanın ruhuna işleyen o acı türkünün kendisi için yakıldığı Yemen”deyiz. Arap Baharı sürecinin uğradığı 4. durak Yemen. Tunus ve Mısır”a hazırlıksız yakalanan ABD ve Batılı güçler hatta bu bölgelerde iddialı olan diğer bölge güçleri, bilhassa Libya ve Yemen”de aynı duruma düşmemek için bütün maharetlerini göstermeye çalıştılar. O yüzden ne Libya”daki ne de Yemen”deki devrimler Tunus ve Mısır”dakiyle aynı netlikte gerçekleşmedi. Uluslararası müdahaleler demokratik ta- lepleri, halkın değişim arzusunu tam olarak bastıramadıysa da ya yönünü değiştirmeye çalıştı veya ona ortak olarak nihai istikametini belirlemeye çalıştı. Bu yol daha sonra ilk iki ülke için de esinleyici oldu ve bugünlerde Arap Devrimleri türlü türlü çelmelerle, müdahalelerle karşı karşıya kalmaktadır. Yemen”de bulunma vesilemiz Stratejik Düşünce Enstitüsü ile Yemen”deki Demokratik Uyanış Hareketi”nin birlikte düzenledikleri “Demokratik Dönüşüm ve Iktisadi Kalkınma Bağlamında Yemen ve Türkiye ilişkileri” nin masaya yatırıldığı bir çalıştay. Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları ile Kamu Diplomasisi Koordinatörlüklerinin de katkılarıyla gerçekleşen program bu aralar Yemen”de gerçekleşen Türk-Yemen Eğitim Fuarı haftasına da denk geliyor. O yüzden Türkiye”den 35 üniversitenin rektörü, yardımcılarıyla birlikte Yemenli öğrencilere üniversitelerini tanıtmak ve öğrenci çekmek üzere burada bulunuyor.

Aslında bu manzaranın kendisi bile yeterince etkileyici. Türkiye”nin nereden nereye geldiğinin bir başka göstergesi. Türkiye eğitim için dışarıya insanlarını gönderirken, kendi eğitim kurumlarını bir yandan hor ve hakir görüyordu bir yandan da kendi vatandaşlarına karşı bile kendini kibirli bir tutumla kapatan çelişkili kompleksli tutumu çok şükür geride bırakmış durumda. Dışarıya kendi eğitim imkanlarnı pazarlayan rektörler daha iyi bir üniversite vizyonu için bundan daha iyi bir kendini geliştirme fırsatı bulamazlar, çünkü bu düzeyde tam tamına başka üniversitele- rin imkanları, kalitesi, vizyonları ile karşıya kalarak paha biçilmez bir kalite standardı vizyonu yakalamış oluyorlar.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluğu Koordinatörlüğünün halihazırda yurtdışından binlerce öğrenciye vermekte olduğu eğitim burslarının giderek Türk üniversitelerinin reklamı haline gelmiş olduğu ve geri dönüşünün bu şekilde başlamış olduğunu bu tür buluşmalarla artık görebiliyoruz. Burslu öğrencilerin dışında da Türkiye üniversitelerinde okumaya giderek artan bir rağbetin oluşmuş olduğunu söyleyebiliyoruz. Bu rağbetin Türkiye üniversitelerinin kendileri- ne daha uluslararası standartlara göre çeki düzen verme yönünde bir işlevi yerine getireceğini, getirmekte olduğunu öngörebiliriz.

Bugün birçok Arap-Afrika ülkelerinde olduğu gibi Yemen”de de faaliyet göstermekte olan TİKA”nın burada halkla kaynaşmasının sonuçlarını da görebiliyoruz. Mükemmel Arapça bilgisi ve sosyal kişiliğiyle TİKA”yı yöneten Prof. Dr. Faruk Bozgöz Yemen”deki sivil toplum kuruluşlarını Türkiye”den katılımcılarla kurumun bahçesinde buluşturdu. Buluşmada Yemen”deki Türkiye Büyükelçisi Fazlı Çorman da bir konuşma yaptı. Büyükelçi de yeni Türkiye”nin yeni nesil diplomatlarından. Yemenli bir işadamları derneği temsilcisi Türkiye ile Yemen arasındaki ticaret dengesinin Yemen aleyhine olduğunu ve bunu nasıl kapatabileceklerini sorunca Çorman Yemen lehine çalışan bir ticaret ataşesi düzeyinde tavsiyelerde bulundu. Şu an için Yemen gaz ihraç etmeye başlarsa muhtemelen bu dengenin bir anda Yemen lehine gelişmiş olacağını söyledi. Bu tavsiyelerinin karşılığında Çorman”ın Yemen”in Ankara ataşesinin maaşını talep etmesı güzel bir espri oldu.

TİKA bahçesinde Yemenli sivil toplum temsilcileriyle buluşmada bir kadın aktivistin sözlerine Mavi Marmara için Türkiye”ye teşekkürle başlaması ise bugünkü Yemen Türkiye buluşmasının gerçek ruhunu yansıtacak nitelikteydi. “Mavi Marmara”nın Davos ile birlikte bütün Arap uyanışını başlatan olaylar olduğunu söylememi lütfen abartı saymayınız” dedi Yemenli kadın ve şöyle devam etti sözlerine:

“Biz Davos”u da, Mavi Marmara”yı da büyük bir heyecanla izledik ve o bize Erdoğan”ın gerçek bir lider olduğunu, başımızdakilerinse hiçbir şahsiyetlerinin olmadığını. Bu bizim içimizde o anda o diktatörleri devirmişti bile, geriye onların cansız heykellerini yıkmak kalmıştı ki, o ilkinden daha kolay oldu. Mavi Marmara şehitleri bizim de şehitlerimizdir, o şehitlere selam olsun.”

Yemenli aktivist kadının sözlerine başka bir Yemenli sendikacı şu ilavede bulundu: “Biz Türkiye”yi beş sene öncesine kadar, bırakınız sömürmüş bir ülke olarak görmeyi, bize saldırmış düşman bir ülke gibi gören bir tarih anlayışının etkisi altındaydık. Son beş yıl içinde sadece Türkiye”yi keşfetmedik, bu yeni Türkiye sayesinde Türkiye ile olan tarihimizin de nasıl yalanlarla yazıldığını farkettik, şimdi bütün samimiyetimizle ve kalbimizle diyoruz ki: Ehlen ve sehlen ey Türkiye!”

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: