Prof. Dr. Yasin AKTAY

Bu ittifak kimi kurtaracak?

Nihayet yarın yapılacak olan Genel seçimlerin bizi aynı zamanda bir kavşak noktasına da getirmiş olduğunu görmemiz gerekiyor. Bütün seçimler insanların tercihleri açısından seçeneklerin bol olduğu bir kavşak, kuşkusuz.

Ülkenin gidişatında geri dönüş veya yanlara sapış seçenekleri sunar halka. Bu seçeneklere halkın gösterdiği rağbet, mevcut istikamete dair memnuniyet veya memnuniyetsizlikle ilgili oluyor. İnsanların ilelebet aynı istikamette gitmek zorunda olmamaları, gidilecekse buna kendi iradeleriyle karar verebiliyor olmaları, demokrasinin diğer rejimlere nazaran üstünlüğüdür elbet. Şimdi halk
13 yıldır aynı istikamette seyreden Türkiye’nin aynı yönde devam edip etmemesi gerektiğine karar verecek. Bu kararını diğer bütün partilerin karşı yönde propagandaları, ikna çalışmaları da özgür bir biçimde ifade edildi. Bunda hiç bir beis yok.

Demokrasi eleştiri sınırlarının yer yer sert bir biçimde aşılabildiği bir tartışma ortamını da gerektiriyor. Herkes eteğindeki bütün taşları dökmeli, dökebilmeli. Ancak hiç bir eleştiri insanların kararlarını, iradelerini devre dışı bırakacak şekilde, şiddet, tehdit ve şantaj boyutlarına asla varmamalı. İradesi korkutularak, tehditle elinden alınmış insanların ortaya koyduğu kararın adı asla demokrasi olmaz çünkü.

Kendilerine güvenenler başkalarını asla korkutarak ikna etmeye çalışmaz. Bunun adı ikna değil, esir almadır çünkü. Her seçimin bir toparlayıcı hikayesi olur. Ne yazık ki bu seçimin toparlayıcı hikayesi paralel yapının AK Parti’nin dışındaki bütün partiler üzerinde farklı mekanizmalar yoluyla kurduğu müthiş vesayet ile Doğu’da HDP’nin bilhassa Kürt seçmenler üzerinde kurduğu korku imparatorluğu olacaktır.

Paralel yapıyla ilgili yakında Yeni Şafak’ta yayınlanan Masonluk belgelerini gürültüye getirerek yalanlamışlardı. Ama bence kesin delil istiyorsanız, bu seçimlerde bütün partilere aynı anda çalışma tarzına bakıp o kesin delili bulabilirsiniz.

Paralel yapı HDP’sinden MHP’sine, CHP’sinden İttifak partilerine aynı anda senaryo yazan, bu senaryonun suflesini de aşikarane vermekten çekinmeyen bir performans sergiledi. Yumurtalarını tek sepete toplamayan, masonik yapılara özgü bir çalışma tarzı bu, ama bu seçim sathında bütün muhalefeti tek bir sepete toplama ihtiyacı yumurtaları paramparça ediyor. Bütün takiye masallarını bütün açıklığıyla ele veriyor.

Yıllarca Şefkat Tepeleri, Tek Türkiye’leri, Karanlık odaları üzerinden Kürtlere karşı bile nefret söylemleri üreten anti PKK ve anti BDP yayınlarıyla paralelin bütün kanalları şimdi sabah akşam HDP’ye ve PKK’ye demokratik, barışçıl, hümanist makyajlar sürmekle meşgul. Onları önümüzdeki dönemin cici koalisyon ortakları olarak hazırlıyorlar.
HDP’nin tabanı ilginç bir biçimde MHP ile koalisyon ihtimalini satın almaya hazırlanıyor. Aynı şey MHP tabanında HDP ile koalisyon ihtimali için hazırlanıyor. Kıyamet alameti gibi bir şey.

“PARALEL YAPIYI KURTARMAK”

Müzmin düşmanların aralarındaki sorunları çözüp bir araya gelebilmeleri bizi elbetteki rahatsız etmez. Hayırlı olsun deriz, barış, kardeşlik yolunda bir adım der tebrik bile ederiz. Lakin bu ittifak, bu yakınlaşma, pek hayra alamet değil. Tek amacı paralel yapıyı kurtarmak, paralel yapıya “hizmet” olan bir yakınlaşma. Pek gönüllü gibi de olma ihtimali yok. Hilesiz, desisesiz, entrikasız, şantajsız gerçekleşemeyecek bir ittifak. Bir el bütün partileri paralel yapıyı kurtarma amacı için birlikte görevlendirmiş gibi. Misyon tanımlanmış: Paralel yapıyı kurtarmak. Bu iş için AK Parti ve Tayyip Erdoğan’ın bu seçimlerde geriletilmesi şart. Ülkenin tamamı için hiç bir projesi, iyiliği olmayan bir ittifak.

Paralel yapıyı kurtarmak için kurulan bu takıma yapının verdiği cansiperane destek, uluslararası güçlerden de gereken “himmet”i fazlasıyla sağlıyor. Böylece takımın asıl patronu da kendini gösteriyor. Paralel yapı o güçler için kendini ve bütün destek kıtalarını mı feda ediyor, yoksa o yapı mı sadık paralelini kurtarmak için ülkedeki bütün unsurlarını görevlendirmiş, şimdilik bu belli değil, ama bu vesileyle ortaya aşikarca çıkan şey, aralarındaki organik ilişki.

Neticede bütün bu güçler için yarın gerçekleşecek olan seçimler kendi başına hareket eden, onlarla kendi iktidarını hiç bir şekilde paylaşmaya yanaşmayan AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtulmaya başlamak için son fırsat.
Bu arada batıda sazan yerine koydukları halkın nezdinde parlatmaya çalıştıkları HDP’nin doğudaki marifetleri dur durak bilmeden ve hiç değişmeden bütün hızıyla devam ediyor.
Son olarak kayıtlara geçen vakalardan sadece ikisi:

“SEN BENİM MÜRİDİMSİN,
BANA OY VERMEK ZORUNDASIN”

HDP’nin kendini şeyh sülalesine dayandırarak oy toplamaya çalışan Siirt Milletvekili adayı İsmail Aydın yanına yine hizan Şeyhlerine dayandırarak oy toplamaya çalışan Bitlis milletvekili adayı Celadet Gaydalı’yı alarak Şirvan’da mürit avına çıkmışlar. Uğradıkları köylerde insanlara “biz şeyhiz, siz de bizim müridimizsiniz, bize oy vermeniz gerek” diyerek müthiş bir ikna hamlesine girişmişler. Marksist-Stalinist bir örgütün bu şekilde ne kadar oy topladığını şimdilik bilemiyoruz, ama tek başına bu yolun asla ikna edici olamadığını bildikleri için, ikna olamayacaklara asıl ikna edici, silahlı timleri gösterdiklerini biliyoruz. Şirvan’da uğradıkları bir köyde aynen bu dili kullanarak ikna etmeye çalıştıkları köylüler “siz markist-stalinist örgüt uğruna yoldan çıkmışsınız, nasıl şeyhimiz olabilirsiniz, ne yüzle bu gerekçeyle bizden oy isteyebilirsiniz?” diyerek bunlara köyün çıkışını gösteriyorlar. Tabi bir de cami ve bayrak tartışmasının da yaşandığı, karakolda devam eden bir arbede çıkıyor .

PKK AK PARTİ YANLISI KÖYLÜLERİN YAYLAYA GİDİŞLERİNE ENGEL OLUYOR

İkinci olay Eruh’ta cereyan ediyor. Eruh’un bazı köyleri bu günlerde hayvanlarını yaylaya yolluyor. AK Parti’ye oy verme ihtimali olan köylerin hayvanlarının yaylaya çıkışı şimdi PKK tarafından zorla engelleniyor. Bu engellemenin köylüler için maliyeti tabii ki çok ağır ve bugünler için verdiği mesaj fazlasıyla açık.

Barajı aşmak için HDP söylemsel bir kampanyayla yetinse hiç sorun yok, aşsa da bu demokrasinin muhtemel ve makbul sonuçlarından biri olur, ama bu şartlarda gireceği bir seçimin sonuçları ne olabilir?

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: