Prof. Dr. Yasin AKTAY

Bir hurafedir artık kahramanlık

Kahramanlık, bütün modernleşme serüvenine rağmen Türkiye”nin hâlen vazgeçememiş olduğu bir kültürdür. “Modernleşme serüvenine rağmen” diyoruz, çünkü modern hayat birçok değer ve unvan gibi kahramanlık değerini de elden geçirmiş ve onu tarihin derinliklerinde bırakmıştır.

Eskiden, savaş teknolojilerinin fazla gelişmemiş olduğu dönemlerde, savaşan askerin kişisel yetenekleri, cesareti ve özverili katkısı savaş esnasında insan unsuruna çok özel bir yer ayırıyordu. Savaş büyük ölçüde bu kişisel özelliklerin varlığı veya yokluğu, güçlülüğü veya zayıflığı sayesinde kazanılıyor veya kaybediliyordu. Bir bakıma eskiden savaşı kahramanlar kazanıyordu. Destansı kahramanlık örnekleri gösterdiği halde savaşı kaybetmek de mümkün oluyordu ama geriye mutlaka saygı duyulacak bir kahramanlık hikayesi kalıyordu.

Oysa günümüzde savaşlar yüksek teknolojilerin etkisi altında kotarılıyor. Yüksek savaş teknolojileri insan öldürmeyi veya düşman yenmeyi sadece teknik olarak sağlanan bir üstünlük yarışına indirgemiş bulunuyor. Günümüzde hiçbir savaştan bir kahramanlık hikayesi üretmenin imkanı olmuyor. Düşmanın elindeki silahların teknik özellikleri hesaplanarak bunları devre dışı bırakabilecek daha ileri bir teknolojinin geliştirilmesiyle savaş başlamadan bitirilmiş oluyor.

Belki eldeki teknolojileri kullanabilecek bir maharet insan unsurunu yine gerekli kılıyor olabilir, ama burada da yine hiçbir zaman düşmanla insan olarak yüzyüze gelmeyi gerektiren, dolayısıyla bir kahramanlık manzarası ortaya çıkaran bir durum oluşmuyor. Bu sorun da teknik eğitime varıp dayanıyor.

Kahramanlığın savaş teknolojileri karşısındaki trajik yok oluşu Bolu beyine karşı son kahramanca mücadeleyi veren ünlü Türk kahramanı Köroğlu”nun hikâyesinde “delikli demir icat edildi, mertlik bozuldu” şeklinde veciz bir biçimde ifade edilmiştir.

Delikli demirin bozduğu mertlik bizatihi kahramanlık ihtimalinin kendisidir. Artık savaşlarımızda kahramanlara da kahramanlığa da yer olmadığı halde bu durum ortaya yine pek mertçe olmayan bir durum daha çıkarıyor. Hiç de mertçe olmayan savaş teknolojileri kimin elindeyse kahramanlık kültüründen geriye kalan bütün yüceltme edebiyatını da haksızca tevarüs ve temellük etmekten geri durmuyor.

O yüzden modern ulus-devletler kahramanlık ihtimalinin yok olduğu savaş teknolojilerine sahip oldukları halde kahramanlık söylemini geçmişe nazaran çok daha fazla kullanırlar.

Kahramanlık söylemi üzerinden silaha veya savaşanlara atfedilen kutsallık aslında modern değerlerle de fena halde çelişen bir kutsallıktır. Modern devletin ideal tanımında savaşçılık veya genel anlamda savunma faaliyeti toplumsal işbölümünde tamamen teknik olarak birilerine ihale edilmiş, hiçbir kutsallığı olmayan bir görevdir.

Oysa Türkiye”de orduya ve toplumsal işbölümü içerisinde üstlendiği doğal göreve, hâlâ “kahramanlık” söylemi üzerinden ekstra bir üstünlük yüklenebiliyor. Diğer bütün kurumlar üzerinde askerlik görevinin gerektirdiği kabul edilen kahramanlık dolayısıyla açıkça bir ayrıcalık iddia edilebiliyor.

O yüzden toplumun geri kalan kısmını korumakla yükümlü olan bir kuruma atfedilen kutsallıkla, bir anda herkes tarafından korunması gereken bir “gözbebeği”ne dönüşüyor.

Kendisini istediği herkesi düşman ilan edip yıpratma hakkına sahip gören kurumun tek gözettiği şey kendisinin “yıpratılmaması” oluyor.

Bu “kadarlık” bir imtiyazın önemli bir kısmının askerlik mesleğine bir şekilde yapışıp kalmış olan kahramanlık söylemiyle kotarıldığı görülüyor. Oysa hem mesleğin teknik özellikleri itibariyle askerlik bugün kahramanlık kaldırmıyor hem de laik bir devletin ordusunun kahramanlık veya başka bir özelliği dolayısıyla hiçbir kutsallığı olamaz. Toplumsal işbölümünde herkes görevini yapıyordur ve usulünce yapıldığı sürece hiç kimsenin görevi diğerinden daha fazla veya daha az kutsal değildir.

Laiklik konusundaki duyarlılığı her şeyin üstünde olan bir kurumun kahramanlık, şehitlik, gazilik gibi kavramlar etrafında ördüğü kutsallık duvarı giderek dağılmaya yüz tutuyor. Çünkü çağdaşlık belki başka hurafeler kaldırıyordur ama bu hurafeleri artık kaldırmıyor.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: