Prof. Dr. Yasin AKTAY

Aday listelerindeki algoritma

Milletvekili aday listeleri siyasi partilerin vaat ve programlarının en önemli göstergeleri olarak kabul ediliyor. İnsanlara ne vaat edildiği ilk etapta, biraz da doğal olarak, insanların önüne kimlerin çıkarıldığıyla ölçülüyor veya algılanıyor. Temiz toplum, temiz siyaset deyip de listenin muhkem yerlerine yer altı dünyasıyla, tefecilerle sıkı fıkı ilişikleriyle bilinen isimleri koyduğunuzda ne vaat ederseniz edin, listedeki isimler partinin politikalarında veya söylemin inandırıcılığında asıl belirleyici unsur olur.

O yüzden partiler parti programlarından önce ilk mesajlarını listelerine aldıkları isimler üzerinden verirler.

Sonuçta önümüzdeki seçimler için bütün partiler kendi aday listelerini şekillendirip halkın karşısına çıkardılar. CHP”deki değişim arayışları kendi iç dinamiklerinin türlü etkisiyle sonuçta “değişik” bir CHP çıkarmış oldu. Milletvekili aday listesinde ifadesini bulan son durumda Ergenekon avukatlığından Ergenekon sanıklığına doğru bir değişim yaşanmış görünüyor. Yine de tereddütlü ve çelişkili de olsa başörtüsü, laiklik, Kürtlük, halk, halkçılık, aile sigortası, derken kendi içinde bir çeşitlilik görüntüsü vermeye çalışmış olduğunu da görebiliyoruz.

Bu çeşitlilikte partinin asıl politikalarının ne olacağı konusunda hiçbir güvenilir istikametin ayırt edilemiyor olması çok normal, çünkü farklı insanlara açılmanın sadece o kesimden birilerinin listeye konmasıyla mümkün olamayacağını çok iyi örnekliyor CHP. Partiyi zıt istikametlere çekecek, birinin etkisinin diğerininkini götürdüğü bir liste son kertede partiyi siyasetsizleştirici bir etki de yapar. Açılım düşüncesinin içselleştirilmiş olması ve partinin mevcut referans çerçevesi içinde anlamlandırılmış olması çok önemlidir. Bunun sadece listeler üzerinden yürütülebileceğini düşünmemek gerekiyor.

Bu sadece CHP için değil, kuşkusuz bütün partiler için sözkonusudur. AK Parti”nin önceki döneme göre listeye giren isimler üzerinden vurgulu mesajlar vermeyi tercih etmemiş olduğu dikkat çekici… Bilhassa Güneydoğu”da BDP”nin kendi sınırlarını zorlayan açılımları sonucunda çıkardığı alımlı listeye karşılık vermemiş olduğu açıkça hissediliyor. BDP”nin artık iyice popüler hale gelmiş isimlerinin karşısına isimleri hiç duyulmamış, yeni ve iddiasız isimleri adeta seçerek ve özellikle çıkarmış olduğu görülüyor. Dahası önceki dönemden performanslarıyla göz dolduran Abdurrahman Kurt ve Emin Ekmen gibi isimlerin de elenmiş olması bu kastı-ı mahsusa izlenimini daha da pekiştiriyor.

Bu gerçekten bir kast-ı mahsusa mı yoksa basit bir siyasal rekabetin ortaya çıkardığı olağan bir durum mu?

Bu durum özellikle farklı beklentiler içinde olanlarca farklı yorumlanabilir. Ancak ortaya çıkan bütüncül tablonun kendi içindeki algoritması çözüldüğünde AK Parti”nin liste siyasetiyle başka bir mesaj vermeye çalıştığı anlaşılıyor. Güneydoğu”daki listede mündemiç mesajın ne olduğu, galiba ancak diğer taraflardaki listelere da bakıldığında daha iyi anlaşılabiliyor.

AK Parti, BDP”lilerin alabildiğine sert ve hırçın kişilikleriyle bilinen adaylarının karşısına, onlara karşılık verecek isimler koymayarak gelecek dönemde Kürt sorununa dair farklı bir dil konuşacağının sinyalini vermiş oluyor. Belki sorunun fazla konuşulmasının sorunu çözmeye değil daha da büyütmeye yaradığı düşünülüyordur. Sorunu konuşmadan icracı bir anlayışla çözüme odaklanmak da mümkün görünebilir. Şanlıurfa listesini başına Alevi açılımından sorumlu devlet bakanı Faruk Çelik”in getirilmesi Kürt sorununa böylesi bir yaklaşımın sinyali olarak okunabilir.

Kürt sorununa Kürt kimliğiyle bilinen siyasetçilerin son kertede Kürt kimliğini daha da koyulaştıran etkisine karşılık, soruna merkezden kendi diliyle karşılık vermeyi tercih edecek gibi. Bu arada beklenen MHP geçmişli isimleri listesine koymamak suretiyle de Kürt sorunu karşısında iki milliyetçiliğin (Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin) arasında kalmaktan sıyrılmayı hesaplıyor.

Bu mesajın yeterince anlaşılıp anlaşılmayacağı, halk tarafından kabul görüp görmeyeceği tabii ki 12 Haziran”da ortaya çıkacaktır.

Mesajı bu kadar zor çözülebilen bir algoritma eşliğinde vermeye çalıştığınızda bunun mukabil bir zihinsel çaba ile çözülmesini de beklemeniz gerekiyor. Siyasal iletişim bu kadar ince mesajları kaldırır mı? Doğrusu emin değilim.

Son kertede iş, AK Parti”nin başarılı icraat dönemleri ve Erdoğan”ın yurt dışından da beslenen şahsi karizması bütün bu algoritmanın fazla zihin çabasına gerek olmaksızın hızla çözülmesini sağlayabilir de.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: