Prof. Dr. Yasin AKTAY

“ABD Türkiye”yi Irak”ta istiyor…”

TOKYO- Anayasa”ya göre, Türkiye”nin bir sınır-ötesi operasyona karar vermesi için neden siyasi iradenin kararı gerekiyor? Neden bu işe asker tek başına karar veremiyor? Sebebi gayet basittir bunun. Çünkü asker uzmanlık alanı gereği herhangi bir meseleye o meseleye yol açan veya o meseleyi çözmenin yol açabileceği siyasi, sosyal veya ilgili diğer boyutlarıyla bakamayabilir. Bu çok normaldir de. Askerin bu konuda kapsayıcı bir bilgiye sahip olmadığını söylemek asla askeri küçümsemek değildir. Dünyada artık hiçbir meslek grubu her şeyi kendi başına bilmez, bilemez. Anayasa”da yer alan bu ilke sadece Türkiye için değil bütün dünyadaki kurumların işbölümü veya işbirliğinin ortak evrensel akılla ulaşılmış en basit bilgisine dayanıyor.

Oysa bugün Genelkurmay bildirisi kendi başına yapmış bütün değerlendirmesini, olayların sosyolojik, psikolojik, uluslararası, siyasi veya ekonomik boyutlarını veya sonuçlarını gözetmeksizin almış kararını, gidiyor. Bu kararın bütün sorumluluğunu üstlenmek üzere de siyasete “kumanda” etmeye çalışıyor. Kendi kararlarının yetmeyebileceğini düşünerek bir de halkın desteğini yardımına çağırıyor.

Konuyla ilgili haberleri Japan Islam League ile Türkiye-Japonya Kültürel Diyalog Topluluğunun Ortadoğu”da terörün sosyolojik kaynakları ve İslam”ın konumu üzerine birlikte düzenledikleri bir konferans için bulunduğum Tokyo”dan takip ediyorum. Türkiye”den 9 bin km uzakta, Japonya yerine Türkiye”nin gündemiyle daha yakından ilgilenmeme biraz da konferansın katılımcılarından Tokyo Vakfından Prof. Yoshiaki Sasaki”nin soruları mecbur bırakıyor.

Prof. Sasaki, Japonya”nın hem bundan önceki başbakanı Junichiro Koizumi”ye hem de şimdiki başbakan Shinzo Abe”ye Ortadoğu konusunda danışmanlık yapmış, yıllarını Libya, Beyrut, Abu Dabi, Kuveyt ve daha birçok Ortadoğu bölgesinde geçirmiş, Türkiye”yi de çok yakından izleyen bir uzman. Irak işgalinde koalisyon güçleri arasında yer almak zorunda kalan Japonya”nın bu işten en az zararla çıkmaya dayalı konseptinin mimarlarından olduğu söyleniyor. Irak”ta görev alacak Japon birliklerinin bir işgalci gibi değil, bir insani yardım birliği sınırlarında kalmalarını sağlamaya çalışmış, buna mukabil askerlere bir Müslüman ülkede bulunurken dikkat edilmesi gerekenler hususunda gerekli eğitimin verilmesini sağlamış.

Sasaki, 2005 yılında da “Japonya”nın Denizaşırı networku: Ortadoğu” projesini başlatmış.

Sasaki”yle Japonya, ABD Çin ilişkilerinden Irak ve Filistin meselelerine kadar birçok konuda sohbet etme fırsatı bulduk. Türkiye”nin K.Irak”a girme konusunda söylediklerini özetlemek gerekirse, söylediği şu:

Türkiye”nin bu kadar sabırsız davranması siyaseten çok yanlış. Bölgedeki birçok unsur zaten Türkiye”yi Kuzey Irak”a çekmeye çalışıyor. Çünkü ABD Irak”tan çekilmeye çalışıyor. Çekilmekten başka çaresi de yok. Ama kendisinden sonra bölgede nispeten daha fazla güvenebileceği bir gücü konuşlandırmak istiyor. Bütün ülkeler arasında bu iş için Türkiye”den daha iyi bir aday bulamıyor. Bulsa belki onu deneyecek, ama yok.

ABD”nin Türkiye”yi Irak”a çekme tarzı ise çok ilginç, tam Amerikanca bir yol. Bu işin bütün sorumluluğunu ve faturasını Türkiye”ye çıkaracak şekilde oluyor. Davetiyeyi PKK”nın tahrik edici terör eylemleriyle yolluyor.

Bu davetiyeye icabet ederek Irak”a girmesi Türkiye”ye çok şey kaybettirir. Aslında her halükarda Türkiye”nin Irak”a girmesi kendisi için iyi bir şey değildir, ama eninde sonunda da girmeye mecbur kalacakken, bu şekilde girmek zararını katlayacaktır. PKK eylemlerinin tahriklerine kapılıp K.Irak”a girmeye kalkışmak tam da ABD”nin Türk askerini bedavaya getirme projesine hizmet etmektir. Çünkü PKK için Irak”a girmek zorunda kalacak olan Türkiye, bu girişi meşrulaştırabilmek için ağır bedellerin altına girmiş olacak. Oysa biraz sabretse zaten Irak”ın kapıları kendisine açılmış olacak. Sasaki o taktirde bile Irak”a girmeyi tavsiye etmese de beklemenin Türkiye”ye hiçbir şey kaybettirmeyeceğinde ısrar ediyor.

Sasaki Kürtlerin de aslında görünenin aksine (Barzanisiyle Talabanisiyle) Türkiye”yi ABD sonrası Irak”ta görmeyi daha fazla isteyeceklerini söylüyor. Çünkü ABD sonrası ortamda Türkiye”nin dışında güvenebilecekleri bir güç daha olmayacak, ama onları bekleyen bir dizi tehdit olacak.

Bütün bunlar Türkiye”nin önüne siyaseti iyi yönetildiğinde yüzyılda bir ele geçmeyen fırsatlar sunuyor. Türkiye sadece ABD açısından değil, bütün dünya açısından her geçen gün önemi daha fazla artan bir ülke. Ama bu fırsatlar salt askeri bir aklın sınırları içinde ne görülebilir ne de değerlendirilebilir.

Erdoğan”la Putin”i bugünün dünyasının en önemli iki lideri olarak gördüğünü söyleyen Sasaki Türkiye”nin mevcut krizden asker ve siyasetçisinin biraz daha işlevsel bir diyaloguyla çok güçlü çıkabileceğini düşünüyor.

Ancak bu diyalogun önemini öncelikle Başbakan ile Genelkurmay Başkanı”nın görmesi gerekiyor.

Fena halde benimsenmiş görünen e-muhtıralar yoluyla “siyasal aklın önüne geçmeye çalışmak”, oldu-bittilerle siyasetin karar mekanizmasını felç etmek hazır fırsatları tam aksine felaketlere dönüştürebilir.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: