Prof. Dr. Yasin AKTAY

15 Temmuz’da göremediğimiz AB-ABD, HDP’ye dokunulunca sıçradı

HDP Milletvekillerine yönelik operasyonlar devam ederken Batılı medya ve siyaset dünyasının art arda sergilediği insani duyarlılık göz yaşartacak cinsten.

Arka arkaya düşen mesajlarında, beyanlarında “siyasetçilerin” gözaltına alınmasından dolayı “derin” kaygılar ifade edildi. AB büyükelçilerinin Ankara’da olağanüstü toplanma kararı aldıkları haberi düştü. Mogherini yayınladığı mesajında, “HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve diğer HDP milletvekillerinin gözaltına alınması nedeniyle son derece endişeliyim. Yetkililerle irtibat halindeyiz ve Ankara’daki AB büyükelçileriyle konuştuk”ifadelerini kullandı.

Almanya Federal Cumhuriyeti Devlet Bakanı Maria Böhmer, nereden yolu düştüyse aynı gün HDP Meclis Grubuna destek ziyaretinde bulundu ve HDP’li yetkililerin (Hişyar Özsoy) “bugünü Türkiye demokrasi tarihinin en karanlık günlerinden biri” olarak nitelemesini onaylamış oldu.

Akabinde ABD Büyükelçiliği’nin Twitter üzerinden paylaştığı mesajda, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tom Malinowski’nin İngilizce attığı tweet’in Türkçe tercümesi yer aldı. Tweet’te şöyle denildi:

“Türk hükümetinin HDP liderlerini ve diğer mv’leri tutuklayıp, internete erişimi engellemesi dost & müttefik olarak bizi derinden rahatsız etti.”

Bütün bu beyanlar verildiği esnada HDP milletvekillerinin artık alenen temsilciliğini yaptığı terör örgütü PKK Diyarbakır ortasında sivil insanların bulunduğu bir ortamda patlattığı bir tonluk bomba 2 polis ve 7 sivil insanın hayatına son vermiş onlarcasını da alçakça katletmiş bulunuyordu.

Siyaseti teröre verdikleri desteğe kalkan yapanların CMUK esaslarına göre tutuklanmış olmaları bazı insanların hayatlarının vahşice katledilmesinden daha korkunç geliyormuş AB çevreleri için.

Gözümüzün içine soka soka gösterdiğiniz bu çifte standart, bu ikiyüzlülük, bu münafıklık dolu insan hakları duyarlılığınız, bu demokrasi istismarcılığınız yerin dibine batsın. Sizden gelecek demokrasi de, sizden gelecek insan hakları duyarlılığı da sadece sizin Türkiye halkına karşı derin nefretinizin artık gizlenemeyen bir yansımasına dönüşmüş durumda.

Belli ki HDP’li siyasetçileri kendinizden görüyorsunuz ve belli ki insan haklar sizin için sadece sizden olan insanlara dokunulduğunda harekete geçen bir duyarlılık. Bunu biraz daha açık söyleyin de artık, siz de kurtulun biz de kurtulalım.

Şimdiye kadar alçak PKK teröristlerinin döşedikleri bombalarla binlerce insan katledildi, siz bir gün bile dönüp PKK’ya bu yaptığınız insanlık dışı bir eylem, bunun Kürt haklarıyla da, demokratik siyasetle de, özgürlük mücadelesiyle de bir ilgisi yok demediniz.

Demek içinizden gelmedi çünkü şimdi çok net bir biçimde anlıyoruz ki, PKK terörünü hedef aldığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hayatlarının sizin için zerre kadar değeri yok. Birazcık önemi olsaydı, bugün hemen yasını tutup dayanışmasına koştuğunuz HDP’li milletvekilleri alçakça intihar eylemiyle 32 vatandaşın canına kıyıp yüzlercesini yaralayan PKK’lı teröristi bir kahraman gibi görüp cenazesine katıldıklarında bu olaydaki samimiyetsizliği görür tepkinizi o gün ortaya koyardınız. Siyasetle terör bir arada olmaz derdiniz. Onlara da bir iki ders verirdiniz. Göstermelik de olsa bunu yapardınız.

Daha AB’nin bir yetkilisinden HDP’li milletvekillerine terör ile siyaset arasına bir mesafe koymaları gerektiğine dair en ufak bir telkin bile duymadık.

İşte size en alasından imtihan. Aynı gün HDP’li milletvekilleri tutuklanıyor diye ortalığı demokrasi, insan hakları diye velveleye verenlerin Diyarbakır’da patlayan bombada hayatını kaybedenlere karşı sergilediği derin lakaytlık. Kime ne anlatıyorsunuz? Sizden Türkiye’ye ne hayır gelecek?

Her geçen gün Avrupa da Amerika da Türkiye’ye karşı maskelerini iyiden iyiye düşürüyorlar. ABD Türkiye’ye karşı her gün sivil asker demeden terör eylemleriyle can almaya devam eden PKK’nın JPG veya PYD kılığına girmiş militanlarını Türkiye’nin bütün uyarılarına rağmen desteklemeye devam ediyor. Bu desteği yüzünden hem Suriye’de hem de Irak’ta açıkça etnik temizlik olayları cereyan ediyor.Ayrıca PYD’ye verilen silahların önemli bir kısmı Türkiye’ye karşı terör eylemlerinde kullanılmak üzere PKK’ya geçiyor.

Aynı ABD’nin Türkiye demokrasisine karşı silahlı darbe girişimi yapmış, bu esnada yüzlerce insanı katletmiş ve binlercesini yaralamış terör örgütü FETÖ’nün elebaşını faaliyetlerini rahatlıkla icra edebileceği bir ortamda barındırmaya devam ediyor. Türkiye’nin Usame bin Ladin’ini barındıran ABD’nin teröre karşı mücadele vermesi mümkün mü? Demokrasi ve insan haklarından bahsederken samimiyetsizlik ve çirkeflik her yanından akıyor.

Hem AB’in hem de ABD’nin 15 Temmuz darbe girişimine ve PKK terörüne karşı sergiledikleri yavaşlığa karşılık gerek FETÖ gerek HDP’ye karşı operasyonlarda sergiledikleri hızlı refleksi Türkiye’de hiç kimse birbirinden ayrı değerlendiremiyor.

AB’nin Türkiye’deki terör faaliyetlerinin en büyük destekçisi olduğu algısı her geçen gün yayılmaktadır ve bu algının ne yazık ki, reel bir karşılığı var.

En kötü ihtimalle HDP’li vekillere yapılan operasyon, demokrasitarihi açısından 15 Temmuz’dan daha mı vahim ki, 15 Temmuz’dan ancak bir ay sonra Türkiye’ye uğrayabilen AB yetkilileri daha gözaltının ilk saatlerinde hemen destek ziyareti için HDP grubunda ortaya çıkıyorlar?

Bu ne sevgi, bu ne aşk? Hangi ortak değerler, hangi ortak planlar sizi bu kadar birbirinize bağlı kılıyor? Kime karşı nefretiniz, düşmanlığınız, kininiz sizi biraraya getiriyor?

Anlamıyor, hissetmiyor değiliz. Bunu hissettiğimiz için de diyoruz ki, alın birbirinizi, bu halka karşı nefretinizi, birbirinize karşı sevginize katın sizi nereye kadar götürüyorsa oraya kadar gidin.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: