Prof. Dr. Yasin AKTAY

“Türkiye, ölümden kaçmak için kapısına dayanmış olan bütün insanları kabul etti”

Kilis’in Öncüpınar Konaklama Tesisleri içinde ek olarak yaptırılan çift katlı bin 248 konteyner ile bazı tesisler düzenlenen törenle hizmete girdi.

Kuveyt Yüksek İnsani Yardım Şurası üyesi olan 12 insani yardım organizasyonu ve İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı iş birliğiyle yapımı tamamlanan çift katlı bin 248 konteyner ile bazı tesisler düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, törende yaptığı konuşmada, Suriye’de yaşanan olaylar zinciri nedeniyle insanların evlerinden ve barklarından kopmak zorunda kaldığını belirtti.

Yaşanan bu tür savaşların ve sosyal afetlerin çok acı olduğunu anlatan Aktay, şöyle konuştu:

“Ortada en ufak bir insan hakkı ve ihlali olduğunda sözüm ona insan hakkı gözlemciliği veya insan haklarına pek düşkün o medeni dünyanın müdahale edeceğini düşündüğümüz 21. yüzyılın dünyasında böyle şeyler yaşanır mı ? diye soracak olursanız, asla yaşanmazdı. Yaşansaydı mutlaka müdahale olurdu. Birinci gün değilse bile ikinci ya da üçüncü gün müdahale edilirdi. Çocukların vahşice katledilmesi hem de bir katliam neticesinde katledilmesine insanlık sessiz kalmazdı diye düşünülürdü. Biraz da onun rahatlığıyla yaşıyordu dünya. Biraz da onun vermiş olduğu sahte güven duygusu ile yaşıyordu. Aslında insanlar fazla rehavete kapılmışlardı, bugün bunu anlıyoruz. Yaşananlar karşısında dünya aslında imtihan edilmiş oldu ve bu imtihanda bugün 21. yüzyılın insanlığının sınıfta kalmış olduğunu gördük.”

Bütün ulusların özellikle Avrupa, Amerika ve dünyanın çok gelişmiş ülkelerinin büyük oranda sınıfta kaldığını ifade eden Aktay, söz konusu milletlerin, Suriye’de cereyan eden vahşet, insanlık suçu ve katliam karşısında ciddi anlamda sessizliğe büründüğünü aktardı.

Sessizliğe bürünenlerin bunla da kalmadığını vurgulayan Aktay, “Bu insani durumdan dolayı kendilerine gelebilecek olan birtakım sorumlulukları yüklenmemek için akla karayı seçtiler. Bugün bir mülteci dalgası ister istemez kıyılarımıza vurdu. Türkiye elhamdülillah bu imtihandan başarıyla çıkmış bir ülkedir. Türkiye dini, mezhebi, ırkı, dili ve rengi ne olursa olsun kendi kapısına dayanan, ölümden kaçmak için kapısına dayanmış olan bütün insanları açık kapı politikası izleyerek, kabul etti. Onları en iyi şartlarda da ağırlamaya başladı.” diye konuştu.

Türkiye’nin ortaya koyduğu tavır, tutum ve pratiklerle dünya mülteci standardını büyük oranda yükselttiğini kaydeden Aktay, Türkiye’nin zengin bir ülke olmadığını ancak insani yardım konusunda dünyada birinci sırada yer aldığını bu durumdan da gurur duyduklarını bildirdi.

Türkiye’nin gelen göç dalgasını en insani şekilde karşılamaya çalışırken, bundan hiçbir şekilde kaçmadığına işaret eden Aktay, şöyle devam etti:

“Ne yazık ki insani yardım veya insan hakları konusunda bütün dünyaya kendini hep ders vermek konumunda ve kibrinde gören Avrupa’nın bu konuda ortaya koyduğu tek tutumun bu göç dalgasını nasıl durdurmak olduğunu da ibretle seyrediyoruz. Onlar sadece bu göç dalgası bizim hayatımızı, huzurumuzu, konforumuzu ve rahatımızı nasıl bozmaz da ona karşı nasıl tedbirler alabiliriz onun derdinde ve telaşındalar. Türkiye şu ana kadar mültecilere sivil toplumuyla, halkıyla ve devletiyle birlikte toplam sarf ettiği miktar 25 milyar doları bulmuştur. Ne yazık ki bugün ABD’nin sadece Meksika’dan kendisine gelen göç dalgasını durdurmak için 25 milyar dolar tutarında bir duvarı inşa etmeye çalışıyor olduğunu da görüyoruz. Bunlarda ibretlik şeylerdir ve bunların hepsi dünyanın gözü önünde cereyan ediyor. Tarih bunların hepsini kaydediyor. Allah bunların hepsine şahit ve bunlara şahitlik eden nice iyi insanlar var.”

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: