Prof. Dr. Yasin AKTAY

“Türkiye olarak elhamdülillah Şiilik ve Sünnilik problemini çoktan beri aşmış bulunuyoruz”

Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) iş birliğiyle düzenlenen Kuzey Afrika, Türkiye ve İran’da Süreklilik ve Değişim Sempozyumu’nun “Bölgesel Dinamikler ve Küresel Bağlam” başlıklı açılış oturumuna katıldı.

Aktay, burada yaptığı konuşmada, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki iç siyasi hareketlilik ve çatışmalara ve bu coğrafyanın küresel bağlamda taşıdığı öneme dikkati çekti.

Aktay, “Dünyayı 1918’de yüz yıl önce paylaşmış olan, bu düzeni kurmuş olan güçlerden bahsediyorsak, bu güçlerin yine aynı şekilde kendi paylaşımlarını sürdürmekte olduklarını, bu paylaşıma doymamış olduklarını söyleyebiliriz. Kendi savaşlarını vekaletle bu coğrafyamızda yürütmektedirler.” diye konuştu.

Arap Baharı’nın “onur, ekmek ve özgürlük” arayışı olduğunu vurgulayan Aktay, süreçte İran ve Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Mısır ile küresel aktörlerin yanı sıra etkileyici ve belirleyici aktörler olarak sahnede yer aldığını belirtti.

Türkiye’nin kendi içinde dönüşüm süreci yaşayarak iç demokratikleşmesini çok önemli bir seviyeye ulaştırdığını vurgulayan Aktay, Türkiye’nin Arap Baharı’nı yaşayan ülkelere esin kaynağı olduğunu söyledi. Aktay, “Ortadoğu halkları birbirini mıknatıs gibi çeken insanlar. Aslına bakarsanız, aralarına konulmuş olan engeller, bariyerler, sınırlar bu halkları birbirinden uzak tutmak için, birlik ve beraberlik oluşturmamaları için alınmış bir küresel tedbir gibidir.” dedi.

Bölge halklarının buna karşı alması gereken tedbirin birbirini “şeytanlaştırmamak” olduğunu vurgulayan Aktay, mezhep ihtilafı tartışmalarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bugün bizim Esed’le olan problemimiz kesinlikle Esed’in Nusayri olmasıyla ilgili bir şey değil. Bugün herhangi bir ülkeyle herhangi bir ihtilafımız, herhangi bir insanın Şii olmasıyla alakalı değil. Biz Türkiye olarak elhamdülillah diyebiliriz ki Şiilik ve Sünnilik problemini çoktan beri aşmış bulunuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz Sünni değiliz, biz Şii değiliz, biz Müslümanız.” sözlerini de hatırlatan Aktay, “Esed Sünni olsaydı da bizim tarafımızdan aynı muameleyle karşı karşıya kalırdı. Bugün eğer Türkiye Esed’e itiraz ediyorsa, yaptıklarına muhalefet ediyorsa onun Nusayri oluşuyla zerre kadar ilgisi yok. Ama sırf Nusayri veya Şii diye ona sahip çıkılıyor olması da her şeyden önce temel ilkelerimizi sorgulamamızı gerektiren ciddi bir nokta.” ifadesini kullandı.

İran İslam Devrimi’nin dünyada büyük bir muhabbet ve coşkuyla karşılandığını belirten Aktay, “İran’a düşen, bence bugünlerde özellikle, her zaman arzu ettiğimiz şey, İran’ın İran İslam Devrimi ayarlarına belki biraz daha müracaat etmesini bazen temenni etmek bize düşer.” diye konuştu.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: