Prof. Dr. Yasin AKTAY

“Terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmaya azmetmiş bulunuyoruz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, parti genel merkezinde, Genel Başkan ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında düzenlenen MYK toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

Aktay, açıklamasında, Şırnak ve Van’da şehit düşen polis ve askerlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı dileğinde bulundu.

Terörle mücadelenin Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olduğunu dile getiren Aktay, “İnşallah bu gündemi, terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmaya azmetmiş bulunuyoruz. Hükümet olarak tabii bu konuyu gündemimizden çıkarmaya azmetmiş olduğumuzu her vesileyle ifade ediyoruz.” diye konuştu.

Aktay, toplantıda ele alınan konulardan birinin terörle mücadele olduğunu, terörle nasıl mücadele edileceğine, terörle mücadelenin toplumsal yan etkilerinin nasıl telafi edebileceklerine dair görüşleri tartıştıklarını anlattı.

İstanbul’un fethinin 563. yıl dönümü dolayısıyla İstanbul’da gerçekleştirilen kutlamalara da değinen Aktay, “Türkiye’nin tarihinde çağ açıp çağ kapatmış tarihi hadisenin 29 Mayıs itibarıyla dün muhteşem bir törenle İstanbul’da kutlanmasına, bütün dünya şahitlik etmiş oldu. Sadece bu kutlamanın bu görkemle yapılmış olması bile şu an itibarıyla Türkiye’nin dünyaya vermiş olduğu önemli bir mesaj olduğunu düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

“AK Parti içerisinde herhangi bir çatlak ihtimali yok”

Aktay, yeni kurulan 65. Hükümet’in de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en hızlı güven oyu alan hükümet olduğunu belirterek, “Memleketimize, vatanımıza, tarihime hayırlı uğurlu olsun. Hükümetimiz kurulduğu hızla aynı orantıda faaliyetlerine de hemen başlamıştır.” dedi.

Yeni hükümetin bundan sonra ekonomik kalkınma hedefine öncelik vereceğini, yeni anayasa ve Türkiye’deki sistem tartışmalarının da hızla hak ettiği gündemi bulmasının sağlanmış olacağını ifade eden Aktay, şunları kaydetti:

“Tabii hükümetimiz en hızlı kurulan, en hızlı güven oyu almış hükümet oldu. Biliyorsunuz, 315 milletvekilinin katılımıyla oyuyla seçildi. Bu tabi firesiz bir AK Parti Hükümeti, AK Parti Gurubu bütün üyeleriyle birlikte TBMM çatısı altında hazır bulundu ve ‘Evet’ oyu verdi ama basın yayın organlarında çıkan bir habere dikkat çekmek istiyoruz. Bazılarının nasıl bir hevesin peşinde olduklarını göstermesi açısından da ilginç durum oluşturmuştur. Bolu Milletvekilimiz Ali Ercoşkun yoktu, çünkü önemli uluslararası toplantıya katılması gerekiyordu. Akdeniz İçin Birlik Toplantısı’na, Parlamenter Asamblesi Toplantısı’na katılmıştı ve toplantı neticesinde önceden gündemli bir şekilde başkanlık seçimi yapılacaktı. Sayın Ercoşkun dönem başkanı seçilmişti. Kendisini tebrik ediyoruz. Bu tabi Türkiye için çok önemli bir toplantıydı. Kendisi bu takdir edildiği için, onun orada bulunması, gurubumuzun izni dahilinde mümkün olmuştur.”

Aktay, “Birilerinin bir fireden, fire ihtimalinden nasıl bir medet ummuş olduklarını görmek açısından çok manidar durum oluşturmuştur ama korkarım onlar için, onların ümitlenebilecekleri AK Parti içerisinde herhangi bir çatlak ihtimali onlar için yok.” şeklinde konuştu.

“Ramazanda güneydoğuda yapılacak çalışmalar”

MYK’da, ramazana yönelik planlanan parti faaliyetlerinin de ele alındığını bildiren Aktay, şunları söyledi:

“11 ayın sultanı olan ramazan, ülkemizde önemli manevi iklimin oluşmasına yol açıyor. Gerilen ortamı yumuşatan, çatışma iklimini manevi havaya sokan önemli zaman dilimi. Bu zaman dilimini ülkemiz için en hayırlı biçimde, partimizi daha iyi motive edecek şekilde organize etmek üzere bir takım istişarelerde bulunduk. Bilhassa terörle mücadele verilen, bu terörle mücadelenin yürütüldüğü güneydoğu bölgemizde özellikle yapılabilecek çalışmaları değerlendirdik.”

Terörle mücadelenin, Türkiye’nin önemli bir hadisesi olduğunu dile getiren Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu mücadeleyi yaparken, bunun yol açabileceği bir takım kırılganlıklar, bir takım tahribatlar ne yazık ki hepimizin gözü önünde cereyan ediyor. Çok şehitler vermekteyiz, öbür tarafta da terör örgütüne ciddi zayiatlar verdirilmektedir. Tabii terörle mücadele bir zeminde, şehirlerde yürütülmekte, şehirler tahrip edilmektedir. Tahrip edilen şehirlerde esnafın ekonomik faaliyeti neredeyse durma noktasına gelmektedir. Önemli sayıda insanların ekonomik hayatı ciddi anlamda etkilenmektedir, sosyal hayatları ciddi anlamda etkilenmektedir.”

Aktay, “Biz toplum olarak bir bütünüz. Türkiye’yi bir bütün olarak tutmak, bir bütün olarak tutarken o beden bütünlüğü, toplumsal beden bütünlüğünü en sağlıklı şekilde yürütme noktasında bir takım sorumluluk sahibiyiz. Bu sorumluluğu ifa etmek durumundayız. Bu sorumluluklar çerçevesinde orada yürütülecek bir takım faaliyetler var. Bu vesileyle ramazan ayını insanların birbirleriyle daha fazla kaynaşmasını, birbirlerini daha iyi anlamasını sağlayacak bir zemin olarak değerlendirmek istiyoruz.” diye konuştu.

TBMM çatısı altında yürüyen faaliyetlerin gerek takviminin gerek gündeminin belirlenmesi hususunda bazı çalışmaların MYK’da ele alındığını belirten Aktay, Enerji Piyasası Kanunu ve ramazan ayında Meclis faaliyetlerinin nasıl yürütüleceği konusunun da masaya yatırıldığını dile getirdi.

Aktay, daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Yeni anayasa çalışmalarının bundan sonraki süreçte nasıl işleyeceğine ilişkin soru üzerine Aktay, “Anayasa çalışmaları konusunda görevlendirmeler bundan sonra muhtemelen yeniden yapılacaktır. Bu konuda henüz kararlaştırılmış bir organizasyon ve koordinasyon yok. Önümüzdeki günlerde bu koordinasyon netleştiğinde sizlerle paylaşacağız.” dedi.

“2009 yılından beri parti sözcülüğü uygulaması var, hep Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısını kamera karşısında görmeye alışkınız. Böyle bir değişikliğe neden gerek duyuldu?” sorusu üzerine Aktay, “Doğrusu, o bir zorunluluk değil. Tabii öyle görevler tevdi ediliyor bize. Biz de o görevi itiraz etmeden kabul ediyoruz. Tanıtım ve Medya İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, bundan önce son derece başarılı bir hükümet içinde yer almış, bakanlık yapmış biri. Şimdi parti yönetimi içinde bu faaliyetlerini yürütmeye devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Tanıtım ve medya işinin yeterince yoğun ve kendi başına önemli bir iş” olduğuna işaret eden Aktay, bu konuda Başbakan Binali Yıldırım’ın takdirde bulunabileceğini söyledi. Aktay, “Bu doğrusu benim için de sürpriz oldu diyebilirim. Bana tevdi edilmiş olan bu şerefli görevi inşallah en güzel şekilde yürütmeye devam edeceğim. Sizlerle bol bol bir araya geleceğiz, sohbet edeceğiz, konuşacağız, partimizi en güzel şekilde temsil etmeye çalışacağız.” diye konuştu.

Terörle mücadele 

Aktay, “Terörle mücadelenin toplumsal etkilerini nasıl bertaraf edeceksiniz, nasıl başlıklar belirlediniz? Bunu bir takvime mi bağlayacaksınız?” sorusuna, “Terörle mücadele, uzunca yaşadığımız bir Çözüm Süreci’nin akabinde karar vermek zorunda kaldığımız bir süreç. Aslında bu da bir tür çözüm süreci. Çözümümüz bu yani. Biz aslında baştan itibaren hep söyledik, bizim Kürtlerle ilgili, ülkemizin Kürtlerle ilgili sorunu konusunda, AK Parti hükümetleri en güzel, en iyi şeyi, elinden gelen her şeyin en iyisini yapmaya çalıştı ve bu noktaya getirdik. Uzun süren bir Çözüm Süreci’nin akabinde ne yazık ki terör örgütü bu süreci son derece suistimal etti. Bu suistimallerin neticesinde bugün AK Parti Hükümeti, daha doğrusu hükümet, başka bir sürece geçmek zorunda kalmıştır aslında. Terörle mücadeleyi başka bir zemine geçirmek durumunda kaldık.” yanıtını verdi.

Terörle mücadelede önemli tecrübeler elde edildiğini vurgulayan Aktay, şöyle devam etti:

“Yani bu Çözüm Süreci eğer katedilmemiş olsaydı, belki de o süreç yaşanmamış olsaydı bugün terörle mücadelede bu kadar başarılı olmazdık. Çünkü Çözüm Süreci’nde samimiyetimizi bölge halkı, Kürt halkı çok net bir biçimde gördü. Kendimizi iyi anlatma fırsatı bulduğumuzu düşünüyoruz. Ancak bundan sonra büyük bir operasyon yapıldığı zaman, bunu bir vücut için de düşünebilirsiniz, bir tıbbi ameliyat olarak da düşünebilirsiniz. Tıbbi ameliyat yaptığınız zaman bunun yan etkilerini de hesaba katmak zorunda kalıyorsunuz. Bunun vücut üzerindeki diğer komplikasyonlarını da hesaba katmak zorunda kalırsınız. Şu anda terörle mücadelede ne yazık ki karşımızda yedi düvel tarafından desteklenen bir örgüt var. Gözünü kan bürümüş bir örgüt var. Kürt halkına zerre kadar saygısı olmayan bir örgüt var, Kürt halkını kendi kısa, orta veya uzun vadeli amaçları için en kötü şekilde kullanan bir örgüt var.”

Yasin Aktay, terör örgütünün kendi amaçlarını gerçekleştirebilmek için şehirleri tahrip ettiğine, gencecik çocukları, çocuk yaşta insanları dağa kaldırdığına dikkati çekerek, “Bugün aslında dünyada çocuk haklarını savunan bir takım kuruluşların, bence yeterince ilgilenmedikleri önemli bir husustur bu. 13 yaş ve yukarısı binlerce çocuk şu anda terör örgütünün saflarında adeta rehin olarak tutulmakta, sahaya sürülmekte, onların hayatları ve gelecekleri üzerinde pervasızca bir mücadele yürütülmektedir, bir terör faaliyeti yürütülmektedir. Bu çocukları terör örgütünün kıskacından, pençesinden nasıl kurtarabiliriz, bu da bizim sorunumuz ve ele almamız gereken bir sorun.” diye konuştu.

Terör örgütünün çocukları kandıracağı bir zeminin olmadığını ancak oluşan boşluk içinde bu durumun örgüt tarafından kullanıldığını anlatan Aktay, şunları kaydetti:

“Bu operasyonların yol açtığı bir takım komplikasyonlar ve tahrip edilen şehirlerin onarılması yönünde bir takım çalışmalara ihtiyaç var. Orada evleri yıkılan insanlar var. Ekonomik durumu bozulan gerek esnaf gerekse diğer insanlar, göç etmek zorunda kalan insanlar var. Göç ettikleri yerlerde barınma ihtiyaçlarının karşılanması yönünde bir takım ihtiyaçlar tespit edildi. Uzun vadede bu tür saldırılara maruz kalan gerek çocukların gerekse kadınların rehabilitasyonu yönünde bir takım çalışmalara ihtiyaç var. Bir ameliyat yaptığınızda bir insanın böbreğine bakacaksınız. Bunun yanı sıra onun kalbinin yetmediği, şekerinin uygun olup olmadığı gibi her şeyi tespit edip ona göre ameliyat yapıyorsunuz. Şu anda mecbur kaldığımız, 10 aydır devam etmekte olan böylesine bir operasyonun yan etkilerini gidermek. Nihayetinde güçlü bir toplum, devlet ve millet olma yolunda kendi milletimizle, insanımızla kucaklaşma yönünde bir toplumsal restorasyon sürecini yaşayacağız. Tabii bu süreç birçok bakanlık nezdinde ve parti birimleri arasında önemli bir koordinasyon gerektiren süreçtir. Bir takvimle halledilecek bir mevzu değil. Bu sürekli duyarlı olmamız ve sürekli takip etmemiz gereken bir süreç olacaktır.”

Aktay, “AK Parti, özellikle başkanlık sistemini içeren anayasa değişikliği teklifini ne zaman TBMM’ye sunacak? Teklif netleşti mi? Bu MYK’da gündeme geldi mi?” sorusu üzerine ise “Bugün konuşuldu ama bir takvim oluştuğunu söylemem zor henüz. Çünkü ramazan ayı takviminin rutinini etkileyen bir zaman olması dolayısıyla bunun takvimini şimdilik oluşturmadık ama önümüzdeki günlerde oluşturabileceğimizi söyleyebilirim.” açıklamasında bulundu.

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: