Prof. Dr. Yasin AKTAY

“Terörle mücadelede her türlü katkıya açığız”

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, “Terörün hedefi toplumda bir korku ve infial yaratmak, aynı zamanda toplumda farklı kesimleri birbirine nefret ettirmektir” dedi.

Kayseri’deki terör saldırısına ilişkin açıklama yapan Aktay, terör örgütünün belli bir strateji değişikliğine giderek, şehirlerde saldırı yapmak için ayrı bir çalışma yaptığını söyledi.

Geçen hafta İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen terör saldırısını anımsatan Aktay, bunun akabinde Kayseri’de yapılan terör saldırısında yeni bir stratejik konsepti denediğini ifade etti.

Terör örgütünün Güneydoğu’da sıkıştığını, halkın desteğinin neredeyse tamamına yakınını kaybettiğini vurgulayan Aktay, şöyle konuştu:

“Çözüm süreci sonrası devletin terörle mücadelede sergilediği kararlı duruş sayesinde, zaman zaman devleti bundan vazgeçirecek bir takım girişim ve çabaları oldu. Ama bu kararlı duruşu gören örgütün, bütün terör araçlarını deneyerek, Türkiye’yi içinde bulunduğu bu kararlılığından vazgeçirtmek gibi bir hesaba kapıldığı anlaşılıyor. Oysa Türkiye bu yoldan dönecek değil. Bu eylemlerin taşıdığı başka mesajlar, taşıdığı başka hedeflerde var. Türkiye’yi özellikle Suriye’de, Irak’ta, Ortadoğu’da genel anlamda oynamakta olduğu rolde sıkıştırmak, o rolden caydırmak gibi bir amacı da var.”

Aktay, terör örgütünün bu tür eylemlerinde nihai amacının, Türkiye’yi dünyaya istikrarsız bir ülke, yaşanmaz bir ülke görüntüsünü vermek ve kendi güç gövde gösterilerini yapmak olabileceğini aktardı.

Aktay, “Her bakımdan Türkiye hiçbir zaman istikrasızlığa düşmeyecektir. Türkiye bu tür eylemlere maruz kaldıkça, Türkiye’de Alevi’si, Sünni’si, Kürt’ü, Türk’ü ile birbirine daha çok kenetlenmektedir. Her saldırının akabinde halkımız çok daha fazla bilenmiş, çok daha fazla bilinçlenmiş ve çok daha fazla birbirine sarılmıştır. Çünkü maruz kaldığımız saldırılar toplumu bütünleştiriyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın terörle mücadelede topyekün bir seferberlik ilan ettiğini anımsatan Aktay, siyasi parti genel başkanlarının yaptığı açıklamaların Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği gibi topyekün bir seferberlik içinde olduklarını iyi yansıttığını belirtti.

Teröre fırsat vermemenin yolunun terörün amaçlarına uygun davranmamak olduğuna dikkati çeken Aktay, şöyle devam etti:

“Terörün hedefi toplumda bir korku ve infial yaratmak ama aynı zamanda toplumda farklı kesimleri birbirine nefret ettirmektir. Kayseri’nin bu konuda seçilmiş olması özel olarak toplumda Kürtlere karşı bir nefret isteğini provoke etmektir. 33 yıldır bu tür eylemlerin hiçbirisi toplumda infiale yol açmadığı gibi bu tür eylemler bilakis toplumda dayanışmayı çok daha fazla arttırmaktadır. Kürtler her geçen gün PKK’nın Türklerden çok, kendilerine daha büyük bir düşmanlık bir zarar içerisinde olduğunu görmektedir. Bilakis Kürtler arasında PKK’ya karşı tepki her geçen gün artmaktadır. Geçenlerde Siirt’te yağmur altında binlerce kişinin katıldığı terörü lanet mitingini hep birlikte gördük. Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde de bunun örneklerini görüyoruz.”

Türkiye’nin 15 Temmuz sürecini yaşayan bir ülke olduğunu hatırlatan Aktay, “Yeni bir sürecin içerisindeyiz. Bu süreç biraz sancılı da olsa sonu selamet olan bir süreçtir. Bu ülke 15 Temmuz sürecinden geçmiş.15 Temmuz’da yapamadıklarını bu tür yollarla yapabileceklerini vehmediyorlarsa fena halde aldanıyorlar. Başbakanımız Binali Yıldırım’ın Kahramanmaraş’taki mitinginde halkımızın sergilediği katılım aslında bu konuda tam da terör eylemlerinin ulaştırmaya çalıştığı mesajların, Türk halkı tarafından nasıl reddedildiğinin en güzel işaretlerinden birisidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Terörle mücadelede her türlü katkıya açığız” 

Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlığına vurgu yapan Aktay, şunları söyledi:

“Terörle mücadelede çok farklı yöntemler deniyoruz. Aslında terörle mücadelenin yeni bir aşamasındayız. Bu konuda meşru sınırlar içerisinde yapılabilecek her şey yapılacak. Türkiye bir hukuk devleti olma keyfiyetinden elbette ki hiç bir zaman vazgeçmeyecektir. Bir demokratik ülke olma keyfiyetinden de vazgeçmeyecektir. Terörle mücadele bir ülkenin güvenlik meselesi haline geldiği andan itibaren bir takım denenmemiş tedbirlerde mutlaka masaya yatırılır. Bu konuda kimin başka katkıları, imkanı, niyeti varsa her çeşit katkıya da açığız.”

Teröre yardım yataklık konusuna da değinen Aktay, teröre lojistik veya söylemsel destek verenlere hiçbir toleransın tanınmayacağını ifade etti.

Aktay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bundan sonra herkes safını net bir biçimde belirlemek zorunda. Terörle arasına mesafe koymayanlarla Türk halkı mesafe koymayı bilecek. Herkesten terör karşısında safını net bir biçimde belirlemesini bekliyoruz. Türkiye’de demokratikleşme ifade özgürlüğü noktasında en ufak bir sorun kalmadı. Demokratik açılım noktasında da hiçbir sorunumuz kalmadı.Tek sorunumuz terördür. Terörle mücadele ise sadece AK Parti’nin sorunu değildir. Bütün toplumun bir sorunudur. Toplumda daha güçlü bir dayanışma ve bir seferberlik anlayışı içerisinde hareket etmemiz gerektiği iyice ortaya çıkıyor.”

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: