Prof. Dr. Yasin AKTAY

Sessiz Devrim Kitabı

Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşüm envanteri.

SESSİZ DEVRİM KİTABINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

AK Parti hükümetleri olarak 2002’den beri daha sivil, demokratik ve çoğulcu bir Türkiye için bütün gücümüzle çalışmaktayız. Farklılıklarımızla ‘hep birlikte Türkiye’yi oluşturduğumuz bilinciyle, milletimize olan inancımız ve güvenimizle ilk günden itibaren siyasetin merkezine milleti yerleştiren bir yaklaşımı benimsedik. On üç senelik iktidarımızda hayatın bütün alanlarında insan odaklı bir siyaset anlayışını ortaya koyduk. Her türlü ayırımcılığı reddettik ve her vatandaşımızı eşit değer ve önemde gördük. Demokrasinin çıtasını bütün vatandaşlarımız, bütün bölgelerimiz, bütün şehirlerimiz için yükselttik. İmtiyazı değil, adaleti esas aldık.

Haklardan ve özgürlüklerden yararlanma açısından hiçbir vatandaşımız arasında ayrım yapmadık. Kökenlerine ya da nerede yaşadıklarına bakmadan tüm vatandaşlarımızı kucakladık; onların dertlerini derdimiz bildik, taleplerine kulak verdik. Farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğu düşüncesiyle hareket ettik. Aynı zamanda milletimizin ortak tarihinden, kültüründen ve medeniyetinden miras kalan çeşitliliği ve çoğulculuğu yaşatmada ve geliştirmede kararlı adımlar attık.

Vatandaşlarımızın özgürlük ve demokrasi taleplerini, güvenlikçi bakış açısına esir etmedik. Bu amaçla 2002’de iktidara gelmemizden sadece on iki gün sonra “Olağanüstü hal uygulamasını” kaldırdık. En baştan beri, güvenlik ile özgürlüğün birbirlerine zıt kavramlar olmadıklarını, biri olmadan diğerinin de anlam taşımayacağını ifade ettik. Zira biliyoruz ki, dünyada en güvenli ve huzurlu ülkeler, vatandaşlarına en geniş hak ve özgürlük çerçevesini sağlayan devletlerdir. Kendi vatandaşlarının bir kısmını tehdit olarak gören, onlar üstünde baskı kuran, demokrasiyi ve özgürlükleri ortadan kaldıran rejimler ise istikrarsızlığa mahkûmdur.

Geçmişten gelen bazı sorunların çözümü hususunda kararlı davrandık. Vatandaşlarımızın taleplerini görmezden gelme yoluna gitmedik; bunları karşıladığımız gibi eskiye ait yaraları da sarmaya çalıştık. Daha önceki süreçlerde yapılan hatalar nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımıza da el uzattık.

Ülkemiz bugün bölgesinde bir çekim merkezidir. Geldiğimiz nokta yurt içindeki ve dışındaki bütün vatandaşlarımızı ve dostlarımızı haklı olarak gururlandırmaktadır. Bu ilerlemenin temelinde çok çalışma kadar, milletimize ve onun tarihin derinliklerinden süzülüp gelen sağduyusuna güven yatmaktadır.

Şüphesiz ortak tarihimiz, kültürümüz, medeniyetimiz ve ortak gelecek tasavvurumuz, milletimizi bir arada tutan en önemli unsurlardır. Milletimiz, içinde barındırdığı tüm farklı renkler ve seslerle büyük, zengin ve güçlüdür. Bu ülkenin her bir karış toprağında yaşayan insanlarımız kendilerini bu milletin eşit ve özgür vatandaşları saydığı sürece Türkiye “lider ülke” konumunu daha ileriye taşıyacaktır.

Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı sivilleşme ve demokratikleşme adımlarının atıldığı 2002-2014 dönemi, temel hak ve özgürlükler alanını genişleten, insanların gündelik hayatını her alanda kolaylaştıran ve devlete güven duygusunu pekiştiren tarihî değerde pek çok reforma sahne olmuştur.

Toplumun tamamı düşünülerek gerçekleştirilen ve özgürlük ve demokrasi çıtasını yükselten bu reformlarla birlikte terör eylemleri ve meşru talepler birbirinden ayrıştırılmış, toplumun her kesimine karşı daha duyarlı ve sorumlu yaklaşılmış, geçmiş dönemlerdeki yanlış uygulamalardan kaynaklanan mağduriyetlere son verilmiştir. Böylelikle Türkiye’nin, her bir vatandaşı için daha özgür, güvenli ve müreffeh bir ülke haline gelmesi sağlanmıştır.

Aynı zamanda bir tür “sosyal restorasyon” işlevi gören demokratikleşme politikaları, ülkemizin kronik sorunlarıyla yüzleşmesine de imkân sağlamıştır. Dünyada yaşanan değişimin dalga boyunu yakalamak isteyen Türkiye’nin, son on üç yılda yaptıklarına bakıldığında, tüm bu adımların bir tür “Sessiz devrim” olarak nitelendirilmesi yanlış olmayacaktır.

“Sessiz Devrim” başlıklı bu çalışma, demokrasi tarihimizin en parlak dönemi olarak nitelendirilebilecek son on üç yıla ışık tutmaktadır. Çalışmanın amacı, 2002-2014 yıllarını kapsayan on üç yıllık dönemde demokratik değişim ve dönüşüm yönünde atılan adımların bir envanterinin ortaya konulmasıdır. Çalışmada, söz konusu zaman zarfında gerçekleştirilen reformlar temel başlıklar halinde sunularak bir bakıma Türkiye’nin on üç yıllık süreçte nereden nereye geldiği kapsamlı bir şekilde aktarılmaktadır.

Ülkemizin bu zaman zarfında geçirdiği değişimin daha net bir şekilde görülebileceği bu envanter sayesinde, atılan adımlar gelecek kuşaklara daha sağlıklı ve doğru bir şekilde aktarılmış olacaktır. Aynı zamanda, geleceğe dönük gerçekçi ve doğru bir yol haritasının belirlenmesi açısından da bu türden geniş çaplı bir envanterin gerekli olduğu açıktır. Zira atılan adımların ve reform hareketlerinin sürekliliği ve doğru hedeflere yönelmesi, öncelikle geçmişin ve bugünün doğru bilinmesiyle hayat bulabilecek bir konudur. Bu sayede, reform süreci hakkında bilgilenmek isteyen ulusal ve uluslararası kamuoyunun ihtiyaç duyduğu bilgilerin aktarılması mümkün olacaktır. Dolayısıyla envanter, son on üç yılda yapılan reformlar ile ilgilenenler açısından ciddi bir referans niteliği taşımaktadır.

Ak Parti olarak temel hak ve özgürlükler ile demokrasi yolundaki değişimin, daha da ilerlemenin öncülüğüne devam etme kararlılığımız ilk günkü kadar bugün de tamdır. Türkiye’nin huzur, kardeşlik, ilerleme ve istikrarına kasteden ancak hiçbir zaman emeline ulaşamayacak olan terör odaklı krizin aşılmasının ardından yine “3 Kasım 2002 Ruhu”yla kaldığımız yerden bütün o güzel, o pozitif hedeflerimize varma çabalarımızı devam ettireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Özgürlükler alanında başta Avrupa Birliği kriterleri olmak üzere evrensel değerleri, normları, uygulamaları kararlılıkla hayata geçireceğiz. 13 yıllık iktidarımızın insan hak ve özgürlükleri alanında bir özeti olan elinizdeki kitap Ak Parti’nin Türkiye’ye hizmetlerinin bir dökümü olduğu kadar gelecekte neler yapabileceğimizin de ispatıdır.

AK Parti demokrasinin çıtasını yükselterek bugüneler geldi, yarınlara da ülkemizi aynı yoldan giderek yükseltecektir.

Bu vesileyle, çalışmanın, milletimizin tüm kesimlerinin desteği ve katılımı ile daha da geliştirilmesi gereken demokratikleşme sürecine önemli bir katkı sunacağına inanıyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Ahmet DAVUTOĞLU – GENEL BAŞKAN ve BAŞBAKAN

Yorum Ekle

TAKİP EDİN

Sosyal Medya hesaplarından Prof. Dr. Yasin AKTAY'ı takip edebilirsiniz: