Terörün Terör olaylarının birbiriyle olan bağlantısına dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, içerisindeki uzantılara baktığımızda, terör örgütlerinin birbiriyle içli dışlı olduklarını görüyoruz. Dolayısıyla bunların kimliği yok. DAİŞ’in ipini takip ettiğinde bir ucunda PKK ile FETÖ, diğer ucunda da farklı örgütler çıkmaktadır” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, son dönemde yaşanan olayları gazetemize değerlendirdi. Yaşanan terör saldırılarına değinen Aktay “15 Temmuz’daki darbe girişimini biraz daha büyük çaplı, son derece organize bir terör saldırısı olarak niteledik. Bu girişimin içerisindeki uzantılara bakıldığı zaman, birçok terör örgütüyle içli dışlı olduklarını çok net bir şekilde görüyoruz. DAİŞ ile PKK arasında hiçbir fark yoktur. DAİŞ’in ipini biraz takip ettiğinde öbür ucunda PKK çıkmaktadır, başka bir ucunda FETÖ çıkmaktadır, başka bir ucunda da farklı örgütler çıkmaktadır. Bunların kimliği yok ve bu örgütlerin arasında hiçbir fark göremiyoruz” bilgisini verdi.

HDP çizgiyi çekemedi

HDP’nin milli birlik ve beraberlikten rahatsız olduğunu söylemenin mümkün olduğunu dile getiren Aktay, “15 Temmuz sonrası HDP’nin darbe karşıtı bir pozisyon aldığını söylemeliyiz. HDP ile alakalı sorun HDP’nin bir başka terör örgütü PKK ile arasına bir çizgi çekememiş olmasıdır. HDP’ye baktığınızda PKK’yı, PKK’ya baktığınızda HDP’yi görüyorsunuz. Terör destekçisi bir partinin 15 Temmuz sonrası oluşan tablonun içerisinde olması bu dönemin ruhuna ters bir durum olacaktı. HDP’nin demokratik siyasetin önünü açacak bir tavır almasını bekliyoruz. Onlar terörle siyaset arasına bir mesafe koyamamış olmanın, Türk halkı tarafından topyekun reddedilmiş olmanın, kendilerini daralttığı alanda yeni alanlar oluşturmaya çalışıyorlar.” dedi.

Şer girişiminden hayır doğdu

Hükümet ve muhalefet arasında esen barış havasının yeni anayasa sürecine etkilerini değerlendiren Aktay, “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ ve uzantıları, PKK gibi işbirlikçileri karşısında bir milli mutabakat zemini oluştu. Bu suni, sentetik bir zemin değildir. Yenikapı’daki görüntü ortaya çıkan durumun organik olduğunu, sağlam bir zemine yaslandığını göstermektedir. Bu darbe girişiminin iktidar ve muhalefet arasında yeni irtibat kanalları açtığı da muhakkak. Memleketi ilgilendiren her konuda istişare zemini oluştu. 15 Temmuz Şer girişiminden böyle bir hayır doğdu. Bu hayrı da bir anayasa süreci ile taçlandırma arayışındayız” dedi.

Türk tipi başkanlık sistemi olacak

Hükümetin mevcut siyasal konjonktürü de görmezden gelemeyeceğine dikkat çeken Aktay, “Başkanlık Sistemi’nin Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak, yönetim krizlerine engel olacak bir çözüm olduğunu düşünüyoruz. Muhalefetin çekincelerine saygı duyuyoruz. Beklentimiz, bu diyalog ortamında tarafların birbirlerini daha iyi anlayacağı yönünde. Başkanlık sistemi için bir model dayatma durumu söz konusu değil. Bu modeli biz kendimiz bulacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Türk tipi başkanlık sistemi olacak” ifadelerini kullandı. İdam talebini görmezden gelemeyiz 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gündeme gelen idam cezasının geri getirilmesi konusunda açıklamalarda bulunan Aktay, “Milletimizin bu yönde bir talebi olduğunu biliyoruz. Bu talebi görmezden gelemeyiz. Diğer taraftan Türkiye’nin taraf olduğu bir takım uluslararası sözleşmeler var, bu sözleşmelerin yarattığı yükümlülükler var. Bunları da dikkate almak mecburiyetindeyiz. Hükümetimiz bu konuda gereken çalışmayı yapacaktır, muhalefet partileriyle istişareler gerçekleştirecektir” dedi.

Milat Gazetesi / Ezgi Çelik / 23.08.2016